Dünya denen şu handa nelere şahit olduk.
Adı üstünde Aslan kadere şahit olduk.
Kaypaklar mert olmaktan dem vurur biteviye,
Kan bozukluğu dönekler dönere şahit olduk.
Sökmeye kalp arayan hançere şahit olduk.
Çölde ceylan misali dilbere şahit olduk.
Mahşer mi mahşer dünya, türlü türlü insan var,
Çoğu koyun biraz da ejdere şahit olduk.
Bir gözün Tokat'ta, bir gözün Van'da,
Şehla denen şaşı, sana da vel vel.
Buğdayın hasını döver havanda,
Köylünün gardaşı sana da vel vel.
Zalimden, gavurdan bela olur mu?
Müebbeden tutsak eyledin bu viraneye.
Sevdim seni seveli, döndü gönül viraneye.
Emelim sendin, muradım sen, sevdiğim sen,
Her ne olduysa döndü gönül viraneye.
Tahammül sınırlarını zorlasa da
Tırnaklarımızla kazıyarak açıyoruz yolları.
Kan damlıyor görüyor musun
Birbirine karışıyor gözyaşıyla
Sel bastı kapattı yolları. .
Her damlası hasret
Dün birdi, bugün iki gel sen belle sözümü
Elalem namusuna sakın yan bakma oğul!
Müstakim ol arkada koyma n’olur gözümü?
Zalimin zilletine kulp bulup takma oğul!
Düşün bir kez geçmişi nasıl geldik bu hale?
Müptela bülbülün meyus halini
Sor ki anlatayım neler var neler?
İncitmiş dediler nazlı yarini
Sor ki anlatayım neler var neler?
Aç gezenler gördüm çıplak, perişan
Bugün geldi yârin açık mektubu,
Beklemesin boşa, unutsun demiş.
Unutmak ne mümkün elde mi sanki?
Beklemesin boşa, unutsun demiş.
Mümkün olsa idi yapardı kendi
Unuttum namert dostu, neyleyim ağyarı unutum
Hem canda cananı, gönülde kaldı yari unuttum.
Ah etmem bir daha, neme gerek sitemkar olmak,
Ağlamak beyhude, yar yar diyerek zarı unuttum.
Pozantı-13.09.2007
Sevgili zaten yok, dostan hatırlamaz.
Düşman sırttan vurdu yaran hatırlamaz.
Perişanız aşkından gönül olmuş harabe,
Bir gitti dönmüyor, canan hatırlamaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!