Aklım bulandı, bu sapa yokuşta ey gezgin,
Fısılda bana, huzur tepesine hangi iz değermiş?
Yarın kıyısında bir düş ile, ecelin gerçeği,
Hangi vakit yeşerirmiş, bu sahranın filizi?
*
Sinemin merkezinde, sevdamın nişanı bir hançer,
Buğular tütüyor çatlak sırçalarda, nabız ürperir,
Şakağımdaki yağmur tanesi, çektiğim cefadan sızan yaş,
Bu dilsiz kıyam, fırtınadan daha yavaş.
*
Meşale yak odama, mahzenime bir geçit ver,
Halimi ancak sen sezersin, toprağı koklayan Veysel,
Yetişir bu seda, sığmaz oldu bağrıma,
Yakarışım kederime değil, selametime.
*
Yorgun düştüm ararken, dizlerimde derman az,
Kışa döndü baharım, gelmez oldu beklenen yaz,
Sırtımdaki yük ağır, menzilim çok uzakta,
Çabalarım kaçışıma değil, duruşuma.
*
Karanlık çökerken, ruhumun virane şehrine,
Bir yıldız ararım, inatla gecenin zehrine,
Susuz kalmış toprağım, rahmeti beklerken,
Dileğim hasretime değil, vuslatıma.
*
Düğümlendi boğazım, kelimeler çıkmaz oldu,
Gönlümdeki bu vazo, taştı taştı doldu,
Kimse bilmez derdimi, saklarım en derinde,
Feryadım zayıflığıma değil, insanlığıma.
*
Çözülsün artık bağlar, özgür kalsın niyetim,
Budur benim ezelden, değişmez hürriyetim,
Duyulsun son sözüm, yankılansın her yerde,
Gözyaşım fenalığıma değil, iyiliğime.
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 17:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!