Camiler boş minareler sessiz
Altın gümüş pırlanta yersiz
Gömülüyorsun bak kefensiz
Yanlız kalıyorsun cağresiz
İlham geldi yazıyorum işte
Her insan kendi ihtiyacı olan ile uyanır..:
İri yarı adam bir gün güzel koku satanların pazarına gelince aklı başından gitti yere yıkılıp bayıldı, yol ortasına bir ölü gibi yığıldı kaldı...
Bunu gören halk başına üşüştü.
Başına toplananlardan kimi kalbini yokluyor, kimi yüzüne gül suyu döküp duruyordu.
Bilmiyorlardı ki adamcağız gül kokusundan bayılmış...
Birisi nabzını yokluyor, öbürü ağzını kokluyor - şarap mı içti, esrar mı çekti, afyon mu yuttu -, anlamaya çalışıyordu.
İki insan aniden karşılaşırlarsa,
Bu kaderdir...
*
Birbirlerini sevip anlaşırlarsa,
Bu kısmettır...
*
- Lübnan'ın en zengin adamı Eymen Bistani, Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti. İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı...
- Lord Teshlid İngiltere'nin en zengin adamlarındandı, zaman zaman devlete bile borç veriyordu. Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı Servet kasası olarak kullanıyordu. Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı. Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi. Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: "Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor!"... Dünya hayatında mal ve Servetin herşeyi çözdüğünü sananlara duyurulur...
- Şüphesiz dünyadan ayrılma duygusu İstikbal'in en vahim hadisesidir, muhtevasını tam anlamıyoruz; nerde, ne zaman ve nasıl bitecek? İnsanoğlu hayatı boyunca evden çıkar, sonra tekrar döner, ama birgün çıkar bir daha da dönmez...
- Hayatında kimseye zulmetmemeye, kimseden nefret etmemeye, kimseyi yaralamamaya, kimseden kendisini üstün görmemeye özen gösterenlere müjdeler olsun, ne güzel bir ahlaka sahipler?.. Hepimiz gidiciyiz... - Adam taksiye bindi, şoförün Kur'anla meşgul olduğunu görünce; ölen mi oldu diye sordu. Şoför: Evet, kalblerimiz öldü dedi. - Hapisteki mahkum, yalnızlığını gidermek için, Kur'an istiyor. - Hastanedeki hasta, şifa bulmak maksadı ile Kur'an istiyor. - Kabirdeki ölü, derecelerinin yükselmesi için, Kur'an temenni ediyor. - Biz ise; hapiste, hastanede ve kabirde değiliz ki Kur'an isteyelim. Kur'an ellerimizin arasında, gözlerimizin önünde, onunla irtibata geçmek için, hapse, hastaneye ve kabre düşmeyi mi bekliyoruz?!! - Kalblerin baharı, ayıpların örtüsü, günahlarımızın bağışlanma sebebi Kur'an la hemhal olma temennisi ile... (YANIMIZDA GÖTÜRECEĞİMİZ SADECE AMELLERİMİZDİR...
Göz seni görmeli, ağız seni söylemeli
Hafıza seni anmak ödevinde mi
Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli
Sen Eskimoların ısınması sevgililer mahşeri
Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden
Ciğerlere çekilen hava ömrü uzatır,
Bırakılan soluk bedeni rahatlatır,
*
Öyleyse bir nefeste iki nimet gizlidir
Ve her bağış şükrü gerektirir.
*
Çekirdeği bardak hesabıyla aldığımız günler.
Bakkaldan tabakla reçel aldığımız,
Yarısını yolda döke döke yediğimiz yoğurtlar
Teneke kutularda buram buram kokan bisküviler,gofretler...
Çayı, şekeri ödünç istemekten utanmadığımız
Kimseyi evindeki eşyaları için küçümsemediğimiz ,
Ne güzeldir secde.
Sen yere fısıldarsın o gökyüzünden
Duyulur.
Sen kalpten duâ edersin o her
Şeyi duyar ve cevap verir.
Sen onu bir kere seversin o bin kere
Nehir şiirim
Akar gürül gürül
Gönlümün dağından
Dökülür şarıl şarıl
Her açılarımı üzüntülerimi
BOŞ GELEN TABUTLAR..!
Boş beş tabut
Geldi AFRIN'den..
Içinde mehmetcikler yoktu..
Külleri vardı..
Kimse bilmediki o sandıklarda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!