Her sessizliğin sonunda
Bir sensizlik başlar
Alır başımı giderim
Deniz kıyısına
Altın sarısına boyanmış
Hüzzam bir şarkıda
Tanıdı kalbim seni
“Ah”dolu kahdelerime
doldu sesin
Kentin üstünde bir bulut sesi
Güz sonu kuşların ardında
Kanatsız bülbüller iniyor gül kokusuna
Bir kalbin isyanını duyar gibiyim
Gökyüzü hayal bahçesi
İki heceli sesler dilimde
Kulağıma yapışık sevda sesleri
Sesin kış uykusunda
Suskun resimler hayallerde
Düşerdi gün ortasına
Güneşin kirli sarısı
Gölgen pencerede
Yapışırdı gölgen pencereye
Sen güneşi sakladın tenine
Mavi atlasta süzüle süzüie
Bir kumru kondu gül pencereme
Gözlerinin rengine yapıştı kalbim
Gözleri sesiz elleri konuşuyordu
Şimdi bir şiirde bir rüzgar
Oynatsa yüreğimin yelkenlisini
Şimdi bir şiirde bir yelkenli kalksa yürüse
Yelkenime kılavuz olsa deniz mavisi gözlerin
Piri Reis gibi sığınsam gözlerinin limanına
Gözlerini kalbime aldım yürüdüm
Ellerin sessiz gözlerin konuşuyordu
Gökyüzü güneşi
Durmadan bize bakıyordu
Uzun boylu bir çınarın gölgesinde geçiyordum
Aşıktım
Yapraklar güneşe secde
Ben kalbimi döndüm sana
Dudaklarımda edebi damlalar
Oğuz çağından kopmuş gelmiş
Melikşah’ın Saltuklu aslanları
Erzurum’dan Horasan’dan başladı fetih




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!