Seviyorum diyorsun gülüm,
Sevilecek ne'm kaldı...
Baharlar mı var cam gözlerde yeşile çalan,
Çiçeklerin özlerinde polen tadı mı...
Sessiz çığlıklarında çocukların yosun yumuşaklığı
Yaprakların sarıya çalan benzi,
Uygar dünya çağlar atlar
Geri yolda kalan biziz!..
Ulu orta bomba patlar
Çoluk çocuk ölen biziz!..
Üç öğünü tekler olduk
Bakma sen neşeli gülen yüzüne
Her yiğidin gönül yarası vardır!..
Geceleyin uyku girmez gözüne
Hasret kaldığına varası vardır!..
Gurbetin yolları uzundur uzun
O barajın adı Sır'dır
Ak yüzlerde kara kir’dir
Yapan da suçlu, bakan da
Hepsinin vebali bir’dir!..
Biz düşünür söyleriz
Partiniz sizin olsun!..
Hakkı şiar eyleriz
Tahtınız sizin olsun!..
Dost zincirde halkayız
Gayrı ne söylesem anlamı yoktur
Kulağa girmeyen sözden soğudum!..
Kabuğu kırsam da sağlamı yoktur
İçerden çürümüş özden soğudum!..
Karanlığa ışık yakmama rağmen
Yanasınız, yanasınız
Karanlıktan yanasınız
Söndürdünüz ışıkları
Çıra gibi yanasınız!..
Aydın görüşten yanayız
Özgür duruştan yanayız
Kin ve kavga güden değil
Sevgi, barıştan yanayız!..
Sen yanma can, onlar yansın
Sebep olanlar utansın
Yedikleri yetim hakkı
Boğazlarına dolansın!..
Aç susuz kalmış Kerbela çölünde
Başımın tacı Sultanım Hüseyin!..
Gül gibi solmuş, kurumuş dalında
Acısı dinmez sol yanım Hüseyin!..
Yola revanken Küfe’ye gidenler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!