Aç artık kapıları inat etme ne olur,
Vallahi ben suçsuzum inan bana gardiyan.
Öldürür bu gam beni ta can evimden vurur..
Tükenmeyen dertlere atma beni gardiyan.
Yolum düştü bu sabah gittiğimiz o dağa
Adım adım dolaştım seni andım gün boyu.
Şaşkın şaşkın bakındım etrafta sola sağa
Sanki devre dışıydı bedenimde beş duyu.
Kulağımda çınladı söylediğim sözlerim
Canıma daral geldi sanki solumdan kalktım
Hasret yaktı içimi resimlerine baktım.
Derdime derman diye bir dal sigara yaktım
...Öldürecek beni bu dumanların karası.
...Hasretin eksilmedi sanki hançer yarası.
Garip gönlüm biçare sanırsın titrek kandil.
Ne bir tebessüm ettim ne elden düştü mendil
Hangi yönüme kaçsam yok senden başka menzil.
...Ödediğim bu bedel bilmem neyin darası.
...Hasretine güç yetmez sanki hançer yarası.
Esen yellerde bile kokunu arıyorum
Sen diyerek yastığı bağrıma sarıyorum
Ses vermiyor çağrıma dertlere karıyorum.
...Gözler dargın uykuya olmuş gece yarası
...Hasret denilen duygu sanki hançer yarası
Can bedende değil ki sen gideli kiracım.
Kurudu gönül bağım yeşermiyor kıracım
Sana kavuştuğum gün gerçekleşir miracım
...Yokluğunda şu tenim bilki saman sarısı
...Hasret denilen duygu sanki hançer yarası
Ayları bitirdim de günler geçmiyor balam
Gönlüm başka gözlerden meyi içmiyor balam
Gamzelerim çıksa da neşe saçmıyor balam
...Sona ersin bu firak gelsin vuslat sırası
...Hasret denilen duygu sanki hançer yarası
Safiye Samyeli
Hadi gel!
Bir çizik çek üstüne,
Bırak bizi üzen her ne varsa mazi de kalsın.
Sanmayın ki sultanım saraylarda yaşarım
Kerpiçten evi olan köylünün çocuğuyum
Kırk yıldır soyadını gurur ile taşırım
Serveti sevi olan köylünün çocuğuyum
Ekim ayı gelince toprağa tohum eken
Sen
Her geçen gün,
Bir kulaç daha ırarken benden.
Ben mıh gibi çakılmış,
Hala bıraktığın yerdeydim.
Yediğim şiir,
Ay ışığıyla doğdum, senin gönül kıyına.
Nasıl titredi içim, anlatsam bilemezsin.
Gözü kapalı ittin, sevda denen kuyuna.
İstesen de oradan,tutupta çekemezsin...
Hedef tahtası yaptın,şu zavallı bağrımı.
Kalemim uzundur sanma ki minik.
Defterden bir sor neler gizliyor.
Duygular nağmeye deme ki yenik.
Notalar imrenip seni izliyor...
Bu nasıl sazdır nasıl tezene.
Güneş tan yerinden ağarıp,
Bir daha doğmayacak belkide gönül yurduma.
Serzenişlerim uçurumda kalmış sevdamın,
Son çırpınışları,
Belkide yorğun yüreğimin son haykırışları olacak.
Hadi damıt aşkın zehrini,
Bulutlarla yolla, nemli yaşını
Gül cemalin görem, kaldır kaşını.
Kullara yazdırıp,mezar taşımı.
Buda kimdir diye, geçme sevdiğim,
İnan gözümde yok, dünyanın malı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!