Gün gelirde sana veda edersem
Sevdama iyi bak hor’lanmasın yar
Bir şafak vaktinde çeker gidersem
Sevdama iyi bak kor’lanmasın yar
Dokun yüreğine çocuk yanınla
Ben sana yar deyip de bin bir ümit bağlarken
Sen gidip de gönlünü ele mi vereceksin
Sevdanın ateşiyle yüreğimi dağlarken
Aşkımı hiçe sayıp yere mi sereceksin
Yüce Rabbim bilmez mi şu canımı sıkanı
Seni sensiz yaşamak, kolay mı sanıyorsun?
Hayalimde, düşümde, uykumu bölen adam…
Sevda denen ateşte, bir sen mi yanıyorsun?
Çektiğim ıstırabı, en iyi bilen adam.
Nefes kadar yakınsın, gurbet kadar uzakta.
Korkma,
Bak kapattım gözlerimi.
Artık eskisi gibi izlemiyorum,
Nerdesin?
Kiminlesin?
Ne haldesin merak etmiyorum seni.
İlişmedi gözlerim gözlerinin ferine.
Aramızda bir köprü kuramadım sevdiğim.
Büyümedi bu sevda inemedim derine.
Senin gönül kapına varamadım sevdiğim.
Rüyalarıma girdin gözden perdeyi söktüm.
Dünyanın servetini serseler de önüme.
Zerresinde gözüm yok sensin benim tek varım.
Huriler saf tutsalar girmek için gözüme.
Hiç birinde gözüm yok sen benim gönül bağım.
Deli gönül sevmiş ya başkasına meyletmez.
Nisan yağmurlarıyla, yarışırken gözyaşım
Döktürdüğün bu yaşlar, söyle bana reva mı?
Açtırmadın gülümü, gelmedi ki baharım,
Yaşattığın bu kışlar, söyle bana reva mı?
Sevdanın şu harında, yanar iken serimiz
Ne o!
Siz de mi gidiyorsunuz ey martılar?
Oysa sabahtan beri can yoldaşı olmuştuk.
Benim gözlerim yolda,
Sizin gözleriniz elimdeki bir parça simitte takılı kaldı
Alın, hadi yiyin,!
//İki kapılı bir han da//
İki sâla arasına sıkıştırılmış,
Üç perdelik bir oyunsun sen hayat.
İstem dışı olsakta
Düşmüşüz birkere ana rahmine,
Bunca zamandan sonra geçip benim karşıma,
Seviyorum demeye sen hiç utanmadın mı?
Elpençe divan durup bakıp hilal kaşıma.
Kadınım demek için biraz geç kalmadın mı?
Habersizce gidişin unutulmaz gidişti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!