Şafağın Mührü: Çanakkale.
Zaman durur bir an için,
Ege’nin serin sularında bir dalga durulur,
Gözler ufukta, akıllarda o kutsal yemin,
Yarın günlerden vatan, yarın günlerden namus...
Gelibolu’da bir rüzgar eser ki,
Barut kokusuyla karışık bir gül rayihasıdır bu.
Hasanların, Mehmetlerin, koca yürekli devlerin
Diz çökmediği o daracık siperlerde,
Kaderin çizgisi el ile değil, kanla çizilir.
Hani derler ya, "Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer,"
İşte o alınlar ki, hilalin kararmaması için toprağa düştü.
Kimi Plovdiv’den (Filibe) yola çıktı bir çanta umutla,
Kimi Zeytinli’nin gölgesinden ayrıldı helallik alarak.
İsimler değişir ama hikaye hep aynıdır:
Bir bayrak, bir toprak ve bitmeyen bir dua.
Deniz kudurmuş gibi saldırırken zırhlılarla,
Kıyıdan bir cevap yükselir, çelikten değil imandandır:
"Geçemezsin!"
Ve geçemediler.
Çünkü her şehit, gökyüzüne kurulan nurdan bir köprüdür,
Her gazi, vatanın sinesinde atan yorulmaz bir yürektir.
Şimdi biz, o mirasın gölgesinde yürürken,
Unutmayız o kutlu kelamı, o asil duruşu.
Bir destandır bu, dilden dile aktarılan,
Gelecek nesillere, torunlara bırakılan en büyük miras.
Gönüllerde yanan o saf beyaz ışık,
18 Mart sabahı yine aydınlatır ufku...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 20:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!