Mademki bu kapıdan besmeleyle süzüldün,
Ya al canımı kurtar ya candan aziz bil beni.
Gönül defterlerime silinmezce yazıldın,
Ya kaderin mührü yap ya defterden sil beni.
Yollar sarpadır diye geri dönecek isen,
Aşkın hırkası giyip dert dokuyacak isen,
Zoru görünce hemen derde düşecek isen,
Hiç sürme izlerini, meçhullere sal beni.
Gözümde fer kalmasa, dizim tutmasa bile,
Sırtımda dünya yükü, ruhum batsa da dile,
Gül bahçem talan olup, dönse de koca çöle,
Yine de kapında tut, eşiğine çal beni.
Eğer nefsim azarsa, yolum şaşarsa bir gün,
Yüreğimde vefasız sızı sızlarsa bir gün,
Dilim senden gayrıya türkü söylerse bir gün,
Karanlık zindanlarda, zincirlere sar beni.
Kışın karı yıldırsın ne de çölün sıcağı,
Sevda dediğin hem kor ateş hem an kucağı.
Söndüreceksek eğer birlikte bu ocağı,
Kendi elinle tut da, ateşlere at beni.
Sözüm sözdür diyerek çıktığın bu seferde,
Uğratma bu sevdayı ne keder ne de derde.
Eğer leke sürersem, o kutsal ak bir perde,
Diri diri toprağa, hiç acıma göm beni...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 9.2.2026 18:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!