Sürünürken ayaklarım tozlu yollarda,
Kalbin ağrısı vurur inceden inceye.
Çökerken akşamın karanlığı,
Örter simsiyah perdesini neş’enin yüzüne…
Eserken deli bir rüzgar başımda,
Yine dönecek dünya,
Güneş doğacak batacak,
Yıldızlar görünecek,
Mehtap el sallayacak,
Mevsimler dolanacak,
Yıllar geçecek.
Yüreğindeki adımı sorardım hep,
Kaçırırdın dilinden söyleceklerini.
Beklerdim hep açılmayan o kapıda,
Duymazdan gelirdin yakarışlarımı…
Nereye gitsem benimleydin hep,
Körü körüne...
Nasıl bağlanıyor insan,
Nasıl inanıyor,
Aralamadan perdeyi,
Görmeden arkayı,
Adam değil...
Ne puşt zamana denk geldik,
İnsanı insan değil,
İnsana insan gözüyle bakmayan adam değil.
Adım adım ayrılır insan kendinden,
sızlar yüreği yerinden koparken…
Şiir sarmaz, şarkılar derman olmaz,
yüreği kefenlemek acıyı dindirmez…
Adım adım uzaklaşır insan sevdiklerinden,
Adım yazılmadı mezar taşına...
Duyulmadı sesim Allah aşkına,
Bir yığın enkaz yıkıldı naaşıma.
Varmadı elim başıma,
Adım yazılmadı mezar taşına...
Gönlünden uzaksam,
Sılana almamışsan,
Sinene basmamışsan,
Adın gurbet olsun...
Görmüyorsa gözlerin,
Gönlünden uzaksam,
Sılana almamışsan,
Sinene basmamışsan,
Adın gurbet olsun...
Görmüyorsa gözlerin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!