usturuplu bir uykunun terkinden
kestirmeden bir rüyaya düştüm
o kadar şanslıydım ki
rüyanın içinde rüya vardı
küçücük bir ekrandan fantastik
bir dünya diyeyim yok yok
fantastik bir masal
seyrindeydim uçukluğun
uçuşan bir çok ruh var sayısız hani
sanki bir kapıdan ya da bir pencereden
boşluğa düşüyorlar mı desem
yoksa fırlatılıyorlar mı
nereden bileyim
öyle bir şey işte
kimi uçuşan beyaz bir çarşaf gibi kimi karanlık bir gölge sanki
ufak ufak ruhlarda var hepsi bir yıldızı andıran ışıl ışıl
rüya içinde rüya da Tanrım
keşke daha büyük bir ekrandan
görebilseydim
gözümü sabitledim kırpmaya korkuyorum
ya uyanırsam ya bu ekran kaybolursa
merak içindeyim bir boşluğun içine düşen bu ruhlar
nereye gidiyorlar bu hız bu acele niye
üstelik düşerken hiçbiri diğerine çarpmıyor
düşmüyorlar gerçekten boşluğa fırlatılıyorlar sanki
sirkülasyon o kadar fazla ki
hızlı bir yükselişle uçup uçup gidiyorlar
nereye bilmiyorum hiç
merak içindeyim mutlaka başka bir şeylerde
görebilirim heyecanı beynimi kemiriyor
daldım gitti ekranın içine çıkamıyorum
beni kim tuttu rüyanın ortasında
başka bir rüyanın içinde
ben ne seyrediyorum böyle
ruhlar sürekli düşüyor sürekli uçuyorlar bilinmezliğe
ve ben neden seyrediyorum
sonu ve başı olmayan bir düşüşü
ölüyorum meraktan heyecandan
öyle canlı öyle gerçekler ki
uzansam sanki aralarına
karışacağım
sonra tam da ortasında
yüzümde küçük bir sıcaklık küçük bir dokunuş
ve ufak bir sarsıntı ya da sarsılma
uyandım gitti tuh!!
efe başımda yumoş patisiyle
hâlâ küçük dokunuşlar yapıyor yüzüme alnıma
saate baktım 4:45
normal bir durum bu
efe’nin her gece yaptığı rutinlerden biri
uyandırır hep bu saatlerde
başlar bizim sevilme mırlama seansları
sonra da zıplar gider aniden
keşke bir daha görsem aynı rüyayı diye düşündüm bir ara
hayır hayır istemezdim içimi hem büyük bir merak
hem de büyük bir hüzün sardı
ya ben
bu dünya da ölen insanların
öteki dünyaya geçiş kapısını gördüysem
içim titredi bir an ürperdim
o kadar çoklardı ki
saniyeden hızlı bir zamandan
düşen insanların ruhuysa bunlar
Tanrım! ne çok ölen vardı ne çok
şaşkınlığımı ve aptallığımı
bağışla Allahım!
aslında biraz korktum biraz da üzüldüm
her şey bu kadar hızlı ve bu kadar geçiciyse
bu insanlar dünya da bu savaşları bu kötülükleri
niye yaparlar niye kibrin çelik elbisesiyle
gururlanırlar anlamadım ki
aslında hayat
bir kibrit alevinden çok daha kısa
bilemedim bilemedim değer mi bu yaptıklarımıza
değer mi hiç
1203202605:44
Ayşe UçarKayıt Tarihi : 18.05.2026 21:15:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!