Bir düş gördüm en fiyakalasından
Bir kadın ömrümü biçiyordu,gecenin rüzgarında
Tanrı' nın yüreklere baktığını
Ve unuttuğunu dünyayı
Aynalar değildi, şeytanı çirkin gösteren
İnsanlardı yansıyan ışığa
Ve bir kıvılcım ışığı sızıyor içime
Biri var içimde
Ne Tanrı
Ne şeytan
Saçlarını hatırlıyorum,kül rengi
Hatta altın sarısı
Boş ve yapay bir bakışı...
Bir de soylu sözler var belleğimde
Beni dönüştüren bir rüyanın tanığıyım
Gördüm,
Hiç görmediğim yolları
Düşlerin o yeraltı dehlizlerini
Hiçliğe dönüşerek batan yalnızlığımı
Ölülerin fotoğrafları, pantolon ceplerimde
Yaşam bu kadar ucuz muydu!
Umut bu kadar uzak mıydı!
O zaman sorguladım gecenin kendisini
O da benimle ölecek
Ve evrenin kendisi de
Yok etmeliyim öyleyse
Hem de acele ile
Piramidleri
Yüzleri
Anakaraları
Ve geçmişimi
Toza dönüştürmek isterim tarihi..
Öfkeden değil,son kez batan Güneş için
Ah rüyam,şu yüzüm gibi tıpkı
Benden bir parça
Avuçlarımı sıvazlayıp çukurlaştırdıkça
Rüyam derinleşiyor
Benden bir parça gibi
Fakat uyumsuzluk pusudadır
Yaşam bir uyku sersemi
Dizelere işleyip yoğurmalıyım bu yavan evrenimi
Uyanıyorum..
Günler ve geceler törpülenmiş durmadan
Tükenmiş gözlerim boşuna aramış
Dünya halen mavi ve lal
Artık çöken bir sis gibi üstüme
Bana kalan harfler ve kitapların yüzleri
Arıkan Akar
Kayıt Tarihi : 24.8.2025 16:14:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!