Güvenç'in hep oyun varken aklında
Çoban oluverdi çocukluğunda.
Kuzularla gezdi küçük yaşında
Çilhane Çoraklık ve de Hanbağı.
Her çubuktan bir bir üzüm dererken
Hanbağı'da üzüm bağı bellerken
Çoraklık'ta ev toprağı elerken
Toz toprak olmuştuk garip anamla.
Pişirir yerdik hep üfelek közde
Kuzular güderdik birlikte sözde
Bazen olur idik Ehmal'ın özde
Göçmen çocukları yaşıtlarımla.
Kızılöz'de Vasfi ile gezerken
Yeşil cevizleri taşla ezerken
Okuma zevkini yeni sezerken
Boyacı olmuştum tahta sandıkla.
Baba ile taş duvarı örünce
Tarlalarda buğday sapı dürünce
Taze taze tezekleri görünce
Yarışıp toplardık Nurten bacımla.
Sümüklü Hatçe'nin ayak izlerin
Hanbağı yolunda görür gözlerim
Ali! diye bağırdığı sözlerin
Duyar mı olurum hâlâ seslerin?
Hayalde kalırsan bu karın doymaz
Gerçek hayatta da işlerin durmaz
Güvenç bu rüyada gerçeklik bulmaz
Gürses'in özlemi her zaman olmaz.
Kayıt Tarihi : 21.2.2010 00:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!