Bir türlü vazgeçemeyişin girdabında annem kulağıma fısıldadı: “Ona ulaşmak için bütün engelleri kaldırmalısın.”
Sağlam bir ev inşa etmeye başlamıştım göğsümde; ancak bir şeyler eksikti. O eksikliği giderecek bir gaye aramaya koyuldum. Tepeden tırnağa verimli bir toprağın üstünde durup menekşe yağmurlarını bekliyordum. Issız ve kurak çöllerde yabani ot olmaktan, erguvânî çiçeklerin arkasına sığınıyordum.
Bu engeller çelikten bir zırh gibidir; senin tarafından gelen oklara manidir. Şimdi kalbim senin evinse bir topuz darbesiyle yaralama beni; cennetlerinden ırmaklar akıt göğsümdeki köşke. İçimdeki buhranlara çözümleme getir. Eğer vazgeçmek yiğitlikse sırtımı yere getirme.
Bana çile yordamıyla kırk üstad gönder,
her biri diliyle kumru uçuran; yoğuran benliğimi yalazlı bir kâse içinde.
Ah.. Sinesine çekilenler..
teneffüsünde " Ya hu"
put kıranları,
toz zerrecikleriyle
tatlı oyunlar oynayanı
süzüldüm birgün
Zilzal bakışın bende ne varsa alıp götürdü.
Tesellisiz kaldım.
Hanemin her bir odasında ,
sana has duyguların mahfazası, derin çatlaklar arasında kaybolup gitti.
Senin kuytularında cıvıl cıvıl oynarken,
şımarık çehremin önünde karanlıklar belirdi.
Dalgın dalgın dolaştım şehirlerde
Yoksun diye paralandı dağlar feryat figan
Bir muamma içreyim denizlerde
Aksın diye narelendi yüreğim, neredesin?
Kupkuru soğukta adını ilân ettim
Ve cılız çiçekler koklar
et ve kemik ve ruh yığınını
eşikler göçük,
çekmeceler karışık,
bütün dilekler artık, gece uyanık..
bütün hünerler gündüz satılık
Zühre-i Mabed
Bütün benliğiyle adamak,Henna gibi ...
Derununa eğil , tanı nefsini, kendini
Meryem! Ruhunu ismet sıfatıyla muhafaza
eden Allah ne yücedir.
Ey nîkâbının altında kalbini süsleyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!