Düşünceler bazen acı verir. Bir avuç tuzu yutmuş gibi. Su içsen bile o susuzluğu gideremez.
Düşünceler bazen buz dağı gibidir. Kolay erimez. Ah aşkıyla tatminliği arzuladığım!.. Sadece küçücük bir düşünce beni alabora etti. Çalkalandım ufak kum taneleri gibi denizin dibinde.
Kalbime ışıklar doldurdum, kışın ayazla üşümeyeyim diye. Benim ısı kaynağım Tanrım. Ama çok üşüyorum hem de.
Kendime inanmak için birkaç açık pencere bıraktım. Bunun için teşekkür ederim.
Bir şakayık gibi güzelce açıldım. Üşüyordum; lakin benim bir pencerem var, ışığım var..
Nahl süresi kıyılarında, bir arının karnında
petekçi komşunun teknesinde uyanmak,
son nefesinde bir kelebeğin şehadetinde bulunmak
düşte bile olsa peygamber parmakları arasından fışkırmak,
şefkatin aşkı beslediği o anne busesinde bir kırlangıç olmak,
maksatların üstünde maksudu bulmak ,
İrfan aynası 🪞
Kul kalbindeki cehaleti giderip,
Kalbini marifet ile doldurduğunda
Kalbi Allahın tecellisine ayna tutacaktir.
Şayet o kalpte irfan yok ise
Nahl süresi kıyılarında, bir arının karnında
petekçi komşunun teknesinde uyanmak,
son nefesinde bir kelebeğin şehadetinde bulunmak
düşte bile olsa peygamber parmakları arasından fışkırmak,
şefkatin aşkı beslediği o anne busesinde bir kırlangıç olmak,
maksatların üstünde maksudu bulmak ,
MABEDİN TEMELLERİ
Yunus gönüllülere ihtiyaç var
Gözü yaşlı bedeni sevgilinin uğrunda
ihtiyarlayan çölün yağmur dânesine Mecnun’a
Gönül feleği bozulmuş, ah edip inleyen dil dâde’ye Züleyha’ya
Ecnebi memleketteki Rabbin sırrına
Ben düşüncede özgürüm ama hataya elverişliyim. Ben sözde özgürüm ama bir o kadar dilim mücrimdir.
Mesela, göğsümde üzüm tarlaları var; zihnimde Kelamullah, sağ elimde Mektubat-ı Rabbani.
Taçlanmış alnımda annemin nurlu dudakları var.
Babam pak dualarla gökyüzüne kuşlar uçurmuştur; o kuşlardan biri de benim.
Rüyalarımda karanlık bir noktaya doğru gidiyorum; yaklaştıkça berraklaşan bir nokta… Ölümsüz, parıltılı emel kuşları var onda.
Ben hüznü bilemem şakayık çiçeklerinin yanında.
Bütün benliğimle eteklerine eğiliyorum, Allah’ım.
Keder bana dokundu;
mimoza çiçeği gibi içime kapandım.
Kelebek dudağının etrafındaki hâle
kirpiklerinin ucuna tutunan nücûm
fezaya kanatlanmış iki cenâhın
Nil'in berrak suyuna akseden ellerin
Ferhân inciler doğuran dilin
Yoksulluk çeken bir bûse için,
Unutmayacağımı biliyorum.
Her şey bütün canlılığıyla karşımda...
Unutulmayacak...
Üzgünüm.
Ama ben bir kır çiçeği değilim!
Göğsünde cebbar kıblesi
Açmış duruyor bak
Süleyman'ın as. beldesi
Ey mel'un mülteci
Vur hayasızca
Dilediğin gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!