(Put yıkıldı, bağ koptu, sustu nefsteki saray;
Şimdi kendi kalende, kendi gücünü say!)
Korku birer zincirmiş, esaret eski adet;
Kendi içinde başlar, ruhtaki o kıyamet.
Beden dar bir zindandır, aşka dar gelen kafes;
Bu surları yıkacak, içten gelen her nefes!
Dikleşsin bak iraden, sarsılsın sahte hisler;
Dağılsın ruhunda ki, o kara, kirli sisler.
Kapat sakın kulağı, içteki sese inan;
Kendi sarsılmaz kalen, yıkılmaz hiçbir zaman!
Zaman döner çark gibi, durduramaz hiçbir set;
Koptu o pranga bak, bitti içteki gurbet.
Bu vicdanın şahittir, şafak sökerken her gün;
Kendi ruhun içinde, hürsün, sönmezsin bugün!
Kilitlendi o kapı, gölgeye set çekildi;
İnancın o sancağı, bugün bura dikildi.
Sussun artık şüpheler, pussun hain ve korkak;
Yenildi o nefsine, ömrü boşa satarak!
Sığmıyor bu uyanış, göğsün kafeslerine;
Ruhumuz kanat açtı, özgür nefeslerine.
Yak geçmişi büsbütün, çek çizgiyi öze bak;
Kendi öz kalende bak, parlıyor ulu şafak!
Engin gönül söyler bak, mühür vurur bu sura;
On bir ağustos günü, kavuştu ruhu nura!
ENGİN TOPKAN (11.08.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 12.08.2026 04:05:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



