05.12.1979 / İstanbul
Tasavvufa göre ruh, ne kadındır ne erkek. Çünkü ruh bedene ait değildir; beden ruha emanettir. Kadınlık ve erkeklik, nefsin ve suretin hâlleridir. Ruh ise hakikatin kendisi.
Sûfîler “can” der, “öz” der, “nefha-i ilâhî” der. Can üflenmiştir; doğmamıştır. Bu yüzden ruh, çoğalmaz, bölünmez, cinsiyetlenmez.
Kur’an’da geçen “Ona ruhumdan üfledim” (Hicr 15:29) ifadesi, ruhun ilahî menşeini işaret eder. İlahî olan ise sınıflara sığmaz. Tasavvufta kadın ve erkek ayrımı, yolda yürüyenler içindir; yola varanlar için değil. Yunus’un dediği gibi: “Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü.” Ruh sevdiğinde kadın olmaz, hakikati aradığında erkekleşmez. O sadece hatırlar; cinsiyet, dünyada kalır, ruh, Hakk’a döner.
Handan,hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Devamını Oku
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta