("Zehirli adrenalin, içimdeki ateşi körüklüyorum, Yerçekimine meydan okuyorum, aklımı kaybediyorum, başlangıcımı izleyin!")
Bak... Yolun sonu meçhul, adımlarım mekanik.
İçimdeki ses fısıldar: "Kaderinle barışık ol, panik yok!"
Yürüyorum bilmeden, her adımda bir yara sızı,
Toprak fısıldadı, düştüm ruhum yaralı.
Umut sığınak değil, sırtımda küfe,
Vazgeçmek mi? Asla! Sözlerimi sürdüm tüfeğe.
Düşlerim çelme taktı, yollar devasa derin,
Yorulmak insanca dostum, direnmek senin ferin!
Zaman eksiltti beni, gerçeğe pranga,
Hayalde kaybolmak onur, yırtıp attım her yer angarya!
Zafer varmak değil, azmim zorladı menzili,
Yolda kalma iradem, koru harladı içimdeki!
Dizlerim kanadı ruhumun gökte gözü,
Güneş pes etmeyenin ufkunda sözü.
İnanç rehberim, damarımda akan nehir,
Kendini doğuranlar karanlığı parçaladı, bu zehir!
Dışarıda gürültü patırtı, içimde sessiz fırtına,
Pusu kurdu karanlık, teslimiyet yük sırtıma!
Sönmeyen o hayal ruhumda pırıltı,
İnancın kanadıyla sonsuzluğa... (Out of breath from the speed) ...bu bir takıntı!
"Venomous adrenaline, I’m fueling the fire within,
Defying the gravity, losing my sanity, watch me begin!"
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 19:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!