Ruhumun Yalnızlığı
Bir bomba düşüyor duygularıma, şarapnel parçalarını topluyorum yüreğimden. Ortalık kan revan, mahşeri yaşıyor zaman. Bütün vücudu yanan insanın acısını yaşıyorum…
Ruhumu demir parmaklıklar ardına kapadım. Bedenim boş ranza üzerinde sessizce yatarken. Söndürülemeyen bir ateş yığını üzerinde, yüreğim özgürlük şarkıları söylüyor…
Zamanı durdurmaya çalışıyorum… Gözümden akan yaşlar ruhumun ateşini söndürmeye yetmiyor. Karlı bir gecede yaşarken, sabah ayazında esen rüzgâr yüreğimi üşütüyor… Gözümden akan damlarlın gölgesinde ıslanıyorum… Yaşadıklarım aklıma geldikçe kendi kendimin infazını veriyorum…
Gene mi göç başladı… Hadi bedenim yükle umutlarını yalnızlık kervanına. Kapat gözlerini giden yüreğinin ardından, sakladığın ay ışığı gecelerine dön…
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı