Ruhumun Arka Sokakları

Elbeyi Eyyuboğlu
22

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Ruhumun Arka Sokakları

Şehrin damarlarında dolaşan o kimsesiz ıslık,
yine ufku kızıla boyadı; batan gün kana benzerken her akşam üstü,
kaldırımların omzuna yıkılıyor bu yorgun şehir.
Gökyüzü, bir akşam güneşinin son nefesini ciğerlerine çekip,
bulutlardan dökülen mahzun bir çeşme gibi akıyor rüyalarıma.
Kimse görmüyor, kimse duymuyor bu sessiz ihtilali..

Zaman, bileklerimde paslı bir pranga;
her saniyesi bir ömür gibi ağır, her adımı bir gurbet kadar taşra.
Kalbimde huzurumun kalmadığı o ıssız hanlar, sönmüş lambalar...
Bir teselli dilenmiyorum hayattan;
ben sadece aynalarda kalan o yabancı yüze, o derbeder aksime sığınıyorum.
İnsan dediğin, sevince bir yangının orta yerinde çıplak ayakla yürümeyi öğreniyormuş meğer;
ayak izlerimizden kan sızarken,
biz hala o vefasız baharları bekliyoruz.

Cebimde adresi silinmiş, zarfı açılmamış mektuplar;
sanki postacılar hiç uğramamış bu sokağa,
sanki bu mahallenin adı silinmiş tarihten.
Merak etme sen, ben bu karanlığın içinde kendi gölgemle dertleşmeye;
bir sigara dumanında yaktığım gençliğimi izlemeye alışığım.
Bir zamanlar emmoğlu diye sarıldığımız o eski sadakatler,
şimdi kirli bir vitrin camının arkasında tozlanıyor.

Durdurun dünyayı dönmesin diye haykırmak geçiyor içimden,
ama sesim bu şehrin gürültüsünden bir deryada kaybolan kum tanesi kadar hükmsüz.
Hayat, bize hep o en acı şakasını yaptı:
En çok özlediğimiz yerden vurdu bizi.
Şimdi ne yana baksam, o buğulu sesin yankısı;
sanki her köşe başında bir garip, elinde kırık bir plak,
bizi terk eden yılların yasını tutuyor.
Çünkü biz, mahcup çocuklardık;
sevmeyi kutsal, beklemeyi ibadet saydık.
Ve şimdi, o koca krallığın yıkıntıları arasında,
sadece o dumanlı sesin merhametine emanetiz.

Elbeyi Eyyuboğlu
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 14:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!