Bir ruh arınması, yaşamak adına,
Tüm yükleri, aniden aslında,
Atmak gerekmez.
Bazılarının, yan yana durması,
Eşsiz bir sadelik, bağışlar ruha,
Bir bütün olmaya, yetecek denli.
Zımpara bulunmazsa, bulunmaz fakat,
Yüzeyine yedirecek.
En tarifsiz, parlak cilayı vernik,
Pürüzsüzleşecek abanoz kütüğü.
Bir insan ömrünü aşacak,
Oyukların dibinde, toz zerresi,
Ve tüm kabuğunu soymuş,
Sedirler duracak merkezde.
Kehribar duracak, bir de bal rengi,
Bir de pelesenk.
*
Kusursuz bir düzlem dokusu,
Vermezse avucuna,
Dön bana,
Hoşlanmadığını söyle.
Verniğin uçlardaki,
Ayna misali yansımalarını,
Dokusunu, abanoz odununun,
Kara ağacın, yontulmuşu hani,
Hoşlanmadığını söyle.
Gövdeni, pürüzlerin arasında,
Nerede, bir çatlak görürse dolduran,
Akışkan, bir macun gibi,
Her yanı, şeffafla örten,
Tozu.
Hoşlanmadığını söyle,
Söyleyebilirsen şayet.
Mat ve yalın,
Sedir gövdelerini,
Hoşlanmadığını söyle,
Ne söyleyebilirsen.
Pelesengin, parlayan sathına,
Her hareli kıvrımına,
Bir gümüş dökesin gelir.
Lakin, gerekmez der pelesenk,
Ben zaten gövdemi,
Parlattım öyle.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 10:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!