Yüce dağ başından indim düze ben,
Allah selamı verdim bir öküze ben.
Almadı öküz Allah'ın selamını,
Getiremedim kör şeytanı dize ben.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Yerde oturan Ömer Hayyam’ı bir vezir elini uzatarak aşağlıyor “ çekil şurdan “ diyerek ve Hayyam şöyle bir RUBAİ ile karşılık veriyor
İnsan bastığı toprağı hor görmemeli
Kim bilir hangi güzel hangi sevgili
Duvara koyduğun kerpiç yok mu kerpiç
Ya bir şah kafasıydı ya bir vezir eli
Ve sizin rubai dediğiniz anekdot üsdatın kemiklerimi sızlatıyor üzgünüm:((((((
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta