Roma Yandı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3605

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Roma Yandı

Roma yandı, kime düşer pay?
Asya bozkırında, kim esir?
Truva kül oldu, kimde say?
Moğol, kışkırtarak can keser.
*
Atina ateşi kim yakar?
İnka dağılıyor, nasıl yıl?
Efes sarayına, kim bakar?
Aztek sarayları, nasıl kıl?
*
Çin seddi, aşıldı hızlıca,
Nuh gemisi, derinde uyur,
Paris, yıkıldı uzayınca,
Kartaca acısını, duyur.
*
Anlaşmalar bozuldu o an,
Yılların fırtınası geldi,
Yürekler sızlar, olur ziyan,
Olimpos yüce, göğü deldi.
*
Hindistan yolu, hep uzaktı,
Tarih kitapları eziyet,
Vahşi canlara, ulu tahttı,
Sağır kulağa ağır diyet.
*
Galile, göklere bakarken,
Da vinci, fırçasını atar.
*
Ruhsuz yüzün, bana dert saçar,
Niçin zalimsin acımasız?
*
Londra, sislere gömülür tam,
Çöl ateşi, yüreği büktü,
Avrupa, karanlıkta akşam,
Dağlar üzere, acı çöktü.
*
Sümer yazıtları silindi,
Peru mabetleri, hep göçer,
Babil asma bahçesi indi,
Aztekler ormanları biçer.
*
Tatar atlıları sürünür,
Göktürk abidesi okunur,
Ovalar, hep kana bürünür,
Uygur destanları, dokunur.
*
İskoç dağlarına, ateş yak,
Norman akınları yıkıcı,
Kelt ulusu, dağılıyor bak,
Viking baltaları kırıcı.
*
Endülüs sarayları boştu,
Emevi halkı, acı çeker,
Abbasi alimleri coştu,
Selçuklu eri, kanlar döker.
*
Irak çölleri, üşüyor bak,
Şam günleri, soluyor eyvah.
*
Gözlerin ateş getiriyor,
Ruhlar, derin derin uyumaz.
*
Cezayir sokakları inler,
Fas akşamları karanlıktır,
Tunus rüzgarını, kim dinler?
Libya çölleri, aralıktır.
*
Yemen kahvesi, acı tadar,
Umman denizi köpürüyor,
Katar incisi, sızı arar,
Körfez dalgaları, yürüyor.
*
Hindiçini isyan ediyor,
Japon adaları sarsılır,
Kore askerleri gidiyor,
Çin, uzun seddine yasılır.
*
Sırp dağları, soğuk esiyor,
Bosna acıları kanadı,
Hırvat akıncısı kesiyor,
Balkan rüzgarı sızlamadı.
*
Peçenek atlısı yoruldu,
Kıpçak çölleri, alev aldı,
Hazar denizine soruldu,
Avar ordusu, orada kaldı.
*
Süryani halkı ağlıyordu,
Kalde rüzgarı esiyordu.
*
Kalbim alev alev yanıyor,
Vicdan sisini bulamadı.
*
Alpler soğuğuyla donarsın,
Rüzgar esiyor ovalardan,
Andes dağlarını anarsın,
Volkan patlıyor, yamaçlardan.
*
Nil nehri, taşarak dökülür,
Kongo ormanları, ezilir,
Amazon salları, sökülür,
Ganj sularına, tek dizilir.
*
Aral gölü, soldu kurudu,
Lut denizi, tuzla sıvandı,
Sibirya soğuğu, uyudu,
Sahra kumları, hep yavandı.
*
İzlanda, ateşi püskürtür,
Gökyüzü, karanlık diyarda,
Volkan külleri, hep ürkütür,
Dağlar, çığın altında karda.
*
Norveç fiyortları uzundur,
İsveç kışları, acı geçer,
Finlandiya gölleri buzdur,
Danimarka ovası göçer.
*
Hollanda sulara batarken,
Belçika şehirleri yanar.
*
Umutsuz rüzgarlar esiyor,
Gökyüzü, ağlamaya başlar.
*
Romanya ormanları batar,
Bulgar dağları, serinliyor,
Yunan adaları, of atar,
Makedonya eri, inliyor.
*
Arnavut ovası bozuldu,
Karadağ tepesi kırıldı,
Kosova toprağı oyuldu,
Sırbistan askeri darıldı.
*
Polonya ovası dümdüzdü,
Çekya dağlarına, kar yağar,
Slovak rüzgarı, acı üzdü,
Macar pustası, orman ağar.
*
Avusturya alpleri aktır,
İsviçre gölleri, buz gibi,
Alman ormanları, pek paktır,
Fransa ovası, düz gibi.
*
İspanya ateşi yakıcı,
Portekiz denizi engindir,
Andorra dağları yıkıcı,
İtalya sahili, zengindir.
*
Malta adasına, kum doldu,
Kıbrıs, alevlere gömüldü.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 10:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!