Rıza Çelik Şiirleri - Şair Rıza Çelik

Rıza Çelik

Hoşça kal diyemedim.
Vedalara dönmeyen cümleler sırtladı dilim.
Bir kefen dolusu sığ duygular,
Yapraklar bükülüyor artık dalında
Baharı beklerken.
Bacak bacak üstüne atıp,

Devamını Oku
Rıza Çelik

Yaralandım ve çok kelebek kaybettim içimden.
Acil taze bahar aranıyor !
Ölmüşlerin canına değen bir doku aranıyor,
Kırmızı bültenle kaybolan kelebeklerim aranıyor.
Dünde kaybettiğim geleceğin adımları aranıyor,
Bir merdiven kırılıyor,

Devamını Oku
Rıza Çelik

KIZIMDAN EKSİLMESİN
Aptal mazaretlerle bilincini kapatmış
Kararlı kararsız gereksiz bir sokak serserisiyim sonra.
Sizin binanın önünde taş sektiriyorum camınıza;
Pamuk ipliğinden dilekler bağlayarak.

Devamını Oku
Rıza Çelik

Mavi,
Maviden bakardı penceresi.
Kapıları açılırdı mavi.
Neymiş efendim,
Ben geçiyormuşum evin önünden.

Devamını Oku
Rıza Çelik

-
Gençtim o zamanlar.
Mücella bilmez, sağlam içerdik dostlarla.
Sigaram yoktu, eylemlere giderdik.
Bir simit alır, bölüşürdük altıya.
O zaman bir başkaydı tabi.

Devamını Oku
Rıza Çelik

Bilmelisin ki ben o yolu sana tüm değerlerimden vazgeçerek yürüdüm.
Tüm hayallerimi, aklımdan çok yanımda olacağının gerçeğiyle örtüp uyudum.
Sana uyandım, gün aydınlarında.
Saatim akrebine kuma getirirken yelkovanlarında,
Seni geçiyordu düşlerim, hiçbir şeyin seni bana geri getirmeyişinde.
Ve bir bakkal defteri gibi har vurup harman savurarak verdiğim değerler,

Devamını Oku
Rıza Çelik


Saat 3'ü geçince görünürdü rüyalar.
Olası depremler, iyi ki o fay hattında değiliz.
Saçma sapan okunan hikayelerden
Düşler kurulur
Saat 3'ü geçince.

Devamını Oku
Rıza Çelik

Ama onun bir kadeh tutuşu vardı,
Dudak payıma -di'li geçmiş zamanlı cümleler düşerdi, gelecek günlerin bugünlerine.

O beyazını çok severdi rakının.
Ben onda olan tüm beyazların tutkulusuydum.

Devamını Oku
Rıza Çelik

Çiçekleri herkes severdi.
Kimse dalında durduğu gibi sevemezdi ama.
Hani gitmem diyenler gidiyor ya,
Ha işte, onlar sevipte koparanlardı çiçeği.

Yoksa sen ölsün ister misin sevdiğin ?

Devamını Oku
Rıza Çelik

Sana varamadığım oldu, yol kenarı su giderlerinde birikmiş çöplüklerden.
Öylesine hızlı, kontrolsüz bir ışık hızında
Kırıldım bardağındaki çaya çarparken.

Yan sıranda oturan üzüm yaprağı.
İp ince serilmiş sabah uykusundan masasına.

Devamını Oku