7 Nisan 1932 - 7 Haziran 2012
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Bazen iki güneş doğar içime
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Abdurrahim Karakoç'un şiirlerini on yaşından beri okuyan birisi olarak, onun fikirlerine ve dini bilgilerine vakıf olanlardan birisiyim bay Kadir. Karakoç, ne Nebidir ne de İslami ilimlere enine boyuna sahip olan ve bunları eserlerine yansıtan bir din alimidir. Dolayısıyla da senin onu küllü hatalardan ari ve beri olan fevkal beşer bir varlık olarak görmeni çok gayri ciddi ve de komik buluyorum.
senin değil islam herhangi bir konuda bilgi biriminin yok süt oğlanı.. bunu kabul et…
şöyle düşün; sen gerçek bir alim olsan bu sitede günün şiirinin altında yarı yaşındaki insanlar seninle dalga geçer miydi:)
sen ruh hastası bir adamsın sadece
Burada laga luga yapıp, ehl-i ilim ve irfana maskara olacağına elindeki telefonun sözlüğünü açıp bir bak bakalım "Ezel" kelimesi hangi dilden ve ne manaya geliyor bay çok bilmiş Kadir!
yavru kurt ben tahsilimi söylesem sen bu siteden kaçarsın… kaşınma bence bunak soytarı… kıvıran vihat seni
Tasavvuf demek, felsefe demektir. Abdurrahim Karakoç bir din alimi değil piyasada yaygın olan felsefi dine (Tasavvufi beyanlara) göre inanıp yaşayan ve yazan bir şair ve de yazardı. Onun için, şiirlerinin tamamında Kur'ani ve Nebevi kıstasları görmek mümkün değildir. Bazı şiirlerinde dini kıstaslara uygun şeyler söylese de bir çok şiirinde bu mihenkleri ihlal ettiği çok net olarak görülür, lakin onu ve benzeri ozanları peygamberler gibi hatta onlardan daha üstün gören Kadir Seçkin ve şürekası bize ve bizim gibi sağlam delillere istinat edenlerden asla hoşlanmazlar. Çünkü bu zatlar ehl-i hurafe denen güruhtandırlar.
senin atalarında felsefeyi ve düşünmeyi terk etmişti… geldiğiniz durum bu işte…
Sen akıl, izan, idrak, mantık, vicdan gibi şeylerden mahrum olduğun için ilimle, irfanla, delille ve burhanla asla alakası olmayan bir nadansın Kadir. Biz mevzuyu senin gibi nadanlara değil, sağlam akla ve sıhhatli vicdana sahip kimselere hitap ediyoruz.
yav sen anlatmasan hiç birimiz ne dediğini anlamayacaktık merhumun…
akıllı bıdık seni:)
Sen akıl, izan, idrak, mantık, vicdan gibi şeylerden mahrum olduğun için ilimle, irfanla, delille ve burhanla asla alakası olmayan bir nadansın Kadir. Biz mevzuyu senin gibi nadanlara değil, sağlam akla ve sıhhatli vicdana sahip kimselere hitap ediyoruz.
üç kuruşluk aklınla felsefe mi yapıyorsun…?
dün bir önceki gündür ve dünün de bir öncesi vardır. ezelin neden olmasın… bir başlangıç varsa bir başlama anı ve onun bir ya da bir kaç öncesi olması kaçınılmazdır ve yaratıcının bunu yaratmadında zorluk yoktur…
Karakoç gibi bir şairin bile açığını yakalayacaksın aklın sıra süt oğlanı
Burada laga luga yapıp, ehl-i ilim ve irfana maskara olacağına elindeki telefonun sözlüğünü açıp bir bak bakalım "Ezel" kelimesi hangi dilden ve ne manaya geliyor bay çok bilmiş Kadir!
Abdurrahim Karakoç'un şiirlerini on yaşından beri okuyan birisi olarak, onun fikirlerine ve dini bilgilerine vakıf olanlardan birisiyim bay Kadir. Karakoç, ne Nebidir ne de İslami ilimlere enine boyuna sahip olan ve bunları eserlerine yansıtan bir din alimidir. Dolayısıyla da senin onu küllü hatalardan ari ve beri olan fevkal beşer bir varlık olarak görmeni çok gayri ciddi ve de komik buluyorum.
Tam bir tasavvuf ehli şiiri
''Ezelin ezelden öncesi vardı,
Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı.
Zaman yumağına bizi kim sardı?
Aklını yorarsan beni de çağır.''
Eğer bir başlangıç olsaydı son da olmalıydı. Yani o zaman cennette sonsuza kadar kalış olmaz onunda sonu gelmesi gerekli olurdu.
Çok büyük bir felsefe yapmış Şair. İşte Anadolu bu yüzden çok büyük.
Derin ve mana dolu güne yakışır anlamlı bir eser okudum
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun
Gönül derinliği, deryalarla yarışan değerli üstadımızın, gönül membaından katreler bu mısralarda parıldamış adeta.
Rahmet ve minnetle yad ediyorum.
Daha önceki yıllarda da günün şiiri yapılan bu şiire biz o zaman tebriklerimizi takdim etmişiz ama bir mısraa yüklenen mananın yanlışlığını yeni fark ettiğimiz için ona bir açıklık getirmek istedik ki o mısra da "Ezelin ezelden öncesi vardı" mısraıdır.
Ezel, başlangıcı/öncesi olmayan zaman demektir. Yani Ezel'in öncesi yoktur.
Allah taksiratlarını affetsin.
üç kuruşluk aklınla felsefe mi yapıyorsun…?
dün bir önceki gündür ve dünün de bir öncesi vardır. ezelin neden olmasın… bir başlangıç varsa bir başlama anı ve onun bir ya da bir kaç öncesi olması kaçınılmazdır ve yaratıcının bunu yaratmadında zorluk yoktur…
Karakoç gibi bir şairin bile açığını yakalayacaksın aklın sıra süt oğlanı
Bu şiir ile ilgili 64 tane yorum bulunmakta