Kırın akreple, yelkovanı,
Durdurun saatleri.
Bozun en teknolojik motorları
Tüm uçakları durdurun;
Yağmur yağsın gökten
Kahrolası bomba değil.
Efkârlıyım,
Yine başım duman duman.
Yeniden başladı bilinmeyene,
Bitmeyen yolculuklar.
Sarmaş dolaş düşle gerçek yaşam.
Ben sende gördüm;
sevginin en anlamlı sıcaklığını
sen de gördüm göz yaşlarının yağmur olup yağışını.
Ben sana ne zaman“anne” diye seslensem
karşılığında bir “can” derdin ki;
umut olurdu, aş olurdu, sevgi olurdu
Eskimeyen dostlara;
Bu kadar uzak iken, o kadar yakın olmak,
Anılarla donanmış lacivert gecelerde,
Yüreklere dokunmak...
Her şey çok uzaklarda kaldı! diye düşünürken
Ne yollar yürüdük, ne yollar…
Uzun, sarp, kayalık
Aşılmaz denildi, bir çırpıda aştık.
Ne bahçeler ektik,
Ne fidanlar diktik, ne fidanlar…
Gül yetişmez dediler,
Soframda aşımın ekmeğimin tadıydın
Seninle başladığım günlerde sevinçlerimin adıydın
Sevda üzerine yazdığım her yazıydın
Gözüm önünde yüzün, dilimden düşmüyor adın
Hasretim kalem kaşına ela gözüne
Meyhaneci
Getir bir kadeh
Kan kırmızısı olsun, şarap
Diz mezeleri
Tek tek
Acılı
Selam olsun bizden;
Dağlara, taşlara, ovalara, kırlara,
Selam, bereketli yağmurlara
Gökyüzündeki Ay’a, yıldızlara
Ilgıt ılgıt esen rüzgârlara
Özgürlüğün sembolü kuşlara
Selam sana, yiğitler diyarı Anadolu’m
Toprağında binlerce bereket güzel yurdum
Sevginle yaşar,halaylarında coşar,
Türkülerinde kendimi bulurum
Bir günde dört mevsimi sende yaşarım
Ölümü anmak bile istemem,
Yeter ki tutuver ellerimi.
Yaşama sevincim oldun
Seni yüreklere yazacağım!
Bir soluk, bir haykırış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!