Tren, Arifiye Garı'ndan ağır ağır hareket ederken camın önünde oturan adam, rayların çıkardığı ritmi dinliyordu. Bazı sesler insanın ömrü boyunca peşini bırakmazdı. Çocukluğundan kalan bir tren düdüğü, yağmurun teneke çatıya vuruşu ya da adı anıldığında kalbinin hızlandığı bir şehir...
Onunki Sakarya'ydı.
İnsan bazen bir şehre değil, o şehrin içinde yaşayamadığı hayallere âşık olurdu.
Camın ardından akan yeşillikler arasında kendi kendine sordu:
"Hiç düşündün mü?"
Şömine başında içilecek bir kadeh şarabın karşısındaki yüzü... Yağmur altında ıslanırken elini bırakmayacak insanı... Bir filmin en güzel sahnesinde göz göze gelinecek kadını...
Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...
Garip, güzel, sonra mahzun
Devamını Oku
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...
Garip, güzel, sonra mahzun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta