Bastonu elinde,
Saçları ağarmış ve bükülmüş beli,
Bıyıkları sigaradan sapsarı,
Elinde yeşil kart evrakı,
Yürüyor kentin sokaklarında Remzi dayı.
Beceremediği resmiyetle, dolaşıyor resmi kurumları.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Ömrüm…
Bir bataklığa saplanmış da çırpınırmış gibi,
Nefessiz kalmış da can çekişirmiş gibi.
Çevresine acıdan başkasını vermeyen kanserli hücre gibi,
Kötü huylu bir tümör, dermansız bir dert gibi.
Bitmeyen bir çile; dinmeyen bir acı,
Mazlumun alnında ; acıtan, sancıtan, kanatan dikenli tacı gibi.
Öyle zavallı,
Öyle çaresiz,
Öyle kimsesiz,
Öyle terkedilmiş,
Öyle ezilmiş, büzülmüş
Ve istenmemiş.
Ötelenmiş, ötekileştirilmiş,
Yazık edilmiş,
Ziyan edilmiş
Terk edilmiş,
Mahvedilmiş.
Ömrüm…
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta