Bir kağıda sığmaz aşığın sözü
Şiirimde gül yüzlüm senin aşkın var
Çiçeklere can verir baharın yüzü
Gonca gonca her çiçekte senin aşkın var
Satır satır sensin kovaladığım
Sayki öyle olsun,
Sen say öyle olsun
Ötmeyi bilmeyen kargayım, say ki bülbül olsun
Önünü görmeyen garibim. say ki derviş olsun
Çeliğin ruhsuz soğukluğu konuşamaz
Ya da maddenin kalpsiz köleleri
Mekaniktir konuşunca çıkan sesleri
Tad vermez, buz gibidir kelimeleri
Ruhsuzdur yani....
Bir cesedin eli gibidir
Uzasın bu gece o görkemli karanlık
Umulur ki el uzatır o müstesna varlık
Hiçbir engel çıkamaz bu gecede devaya
Dua dua arzular ulaşırlar mevlaya
Bir mahur beste çalar içimde
Seni düşündükçe! ...
Hüzün rüzigarları eser gelecekten
Kavuşmak hayalleri ertelenir bahara
Bir sonraki bahara, hep sonraki bahara
Karakışta da gelsen sevgilim
Seni sakladım hatıralarımda
Yıllar önce ölmüş olsan da
Çocuklarım olsa da boyumca
Her üzüldüğümde sana koşuyorum hâla
Her çaresiz kaldığımda sen gelirsin aklıma
Ve her ağladığımda gizlice
Çok yaşasan da dünyada
Konup göçmek imiş dünya
Beyhude yorulma yolunda
Esip geçmekmiş dünya
Dünya sanki bir kafestir
Daha muhteşem kuracağız çalınan dünyamızın
Yıldızlar feneri olacak gecelerimizin
Rengarenk balıklar yaşayacak nehirlerimizde
Hançer bakışlı insanlar olmayacak dünyamızda
İstihza olmayacak bakışlarında
Seyret ey gül, yeni sönen güneşi
Ardında rengarenk izi kalmıştır...
Bahar değil kış olsa da günümüz
Gönlümüzde gülün remzi kalmıştır...
Ey gül, cennet Seni arzularken yere inmiştin
Hayalimi süslersin ey tatlı ece
Ne yazık ki koşmak ile tutamam
Kopuversem dünyadan el açsa da öteler
Taşımaz ki kanadım, kuş olsam da uçamam
Bu yol yokuştur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!