Alacakaranlık gecede,
Bir kuş yabancı şehrin keşmekeşinde...
Bekledi seni ürkek kuş kalbinde.
Baktı kalbine;
Anlam veremedi ritmine.
Bir o kadar tanıdık,
Bir o kadar yabancı...
Alacakaranlık gecede,
Bir kuş gri şehrin keşmekeşinde...
Karanlığın içinde bir ses;
Samimi, sıcak, efsunlu...
Aşık oldu o sese.
Bir o kadar samimi,
Bir o kadar yabancı...
Kulakları kavruldu sesle;
Sordu kulaklarına kuş:
Kaç gün doğumunda bekledi sesin sahibini?
Sessizce dans ederek,
Kaç güneşi batırdı bu özlemle?
Baktı sesin sahibine,
Soğuğun esaretinden buğulanan gözleriyle.
Ayıramadı gözlerini kurt bakışlarından;
Öyle tanıdıktı ki gözleri,
Hissetti kadim yarasını bilinmezlik cennetinde.
Hem çok kadim,
Hem çok derin...
Alacakaranlık gecede,
Bir kuş ozanlar şehrinin keşmekeşinde...
Bir kadim el avuç içlerinde;
Hem çok tanıdık,
Hem çok yabancı.
"Seni kimse görmesin," diye ellerim hep ceplerimde.
Desem ki Kurda:
"Hiç tanışmadık seninle,
Yaralamadık birbirimizi...
Hiç gülmedik, sevişmedik ;
Aralanan perdelerden gökyüzüne bakmadık birlikte,
Yıldızları indirmedik yeryüzüne."
Desem ki Kurda:
"Kaç insan ömrü var ki bekledim seni?
Şimdi burada koca bir deniz yanıyor özleminle
Yaşanmamış günlerin yasına,
Ve ortancalar eşlik ediyor kalbimin bozkırına."
Şairlerin dediği gibi:
"Sevmek var, özlemek var, beklemek var; şimdi..
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil."
Umay"ın kızı Özlem
Özlem Hüner
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 18:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!