Gül açılsın baht’ında misal-i gül-i râ’nâ
Ruhsâr’ın şûlesidir bak düşen hıyâban’a..
Bahş eylemiş revnâk’ı hâline etvâr’ına
Müdâm et hamd’ini sen dâim Rabb-i Rahmân’a..
İyilik meleği ol devâ sun da bîmâr’a
Kalbinin sâfiyyet’i can katsın her dem cân’a..
Tâb’ındaki letâfet civara aks eylesin
Ey Rânâ-yı Gülsitan pişdar ol âhüvân’a..
Ehl-i derd’in gâmını bilemez bigâneler
Gülüşün şifa olsun lûtfet kalb-i virân’a..
Sevdiklerinle yaşa muhabbet hengâmı’nı
Koymasın Mevlâ’m seni aman asla hicran’a..
Hasretin kalbimizde kalır yıllar geçse de
Yâd’ımda handelerin inan ki dil-i Rânâ..
Verd-i Muhammedî’ye arz eyle tâzîm’ini
Neşve-i muhabbet’le vücut bul verd-i Rânâ..
Dünya’nın fenâ’sı da âkibet geçer gider
Ahlâk-ı hamîde’nden eser kalsın cihân’a..
13.08.2024, Osmaniye
Lügatçe: Ra’nâ: Güzel, hoş, latif, parlak, revnaklı
“Gül-i ra’nâ: Yarısı sarı, yarısı kırmızı çok güzel gül.”
Ruhsâr: Yüz, yanak, çehre
Şûle: Işık, parıltı,
Hıyâban: İki tarafı ağaçlı yol, gül bahçesi
Bahş eyleme: Bağışlama, ihsan etme, verme
Revnâk: Göz alıcı güzellik, parlaklık, tâzelik, letâfet,…
Etvâr: Tavırlar, haller,..durumlar / Müdâm: Devamlı, kalıcı, sürüp giden,..
Hamd: Şükür, Cenab-ı Hakk’ın verdiği nimetlere ihsanlara minnet duyan,
Rabb-i Rahmân: Esma-i Hüsna’dan Cenab-ı Hakk’ın Yaratıcı ve Acıyıp Esigeyip Bağışlayıcı ismi..
Devâ : İlaç, çare,/ Bîmâr : Hasta , hastalığa yakalanmış, iyileşme ve çare bekleyen,…
Sâfiyyet : Saflık, temizlik, katışık olmayan, çok temiz,/Tâb: Yaradılış, tabiat, doğuştan gelen özellik,…
Letâfet : Zariflik, hoşluk, güzellik, mevzuniyet, estetik güzellik,/ Civar: Etraf, çevre, yakın çevre,…
Aks eyleme : Yansıma, dağılma,/ Rânâ-yı Gülsitan: Gülşenin en güzeli, gül bahçesinin en güzel gülü
Pişdar: Önder, lider, / Âhüvân : Ahûlar, güzeller,…huri gibi güzeller,…
Ehl-i derd: Dert çeken kişiler, / Gâm: Keder, dert, üzüntü, canı sıkan üzücü şey,…
Bigâne : Etrafına aldırmayan, çevresine kayıtsız, duyarsız, yakınlarının derdini dinlemeyen,…
Kalb-i virân: Yaralı kalp, üzülmüş kalp, harap olmuş üzülmüş kalp,…
Hengâm : Vakit, zaman, dem, bir şeyin oluştuğu zaman,…
Hicran : Ayrılık, ayrılık acısı, sevgileden ayrı kalıp duyulan çok derin üzüntü,….
Yâd’ımda : Hatırımda, hayalimde, zihnimde, hatıramda,…
Dil-i Rânâ : Çok güzel gönüllü, çok sevilen, çok sevgi duyulan, çok zarif ve letafetli hale sahip olan, hayranlık duyulan sevgili,…
Verd-i Muhammedî: Yaprak ve güllerine âyetler ve Hz. Muhammed’in vasıfları yazılan gül ağacı şeklindeki tezhipli sanat eseri.
Tâzîm: Saygı, derin hürmet, Allah’a (CC) ve Hz Peygamber’e duyulan derin hürmet, derin saygı ve sevgi,…
Neşve-i muhabbet: Muhabbet ile duyulan çok yüksek seviyeli neşe,…
Fenâ bulma: İlahi güzelliklere duyulan sevgi ile kendinden geçme, bu dünyadan ebedi aleme intikal etme,…ebedi olmak için fani dünyadan vaz geçme,…
Verd-i Rânâ : Dış tarafı sarı, iç tarafı kırmızı olan çok güzel bir gül çeşidi, gül-i ra’nâ,…
Dünya’nın fenâ’sı: Dünyada yaşanan ve kalıcı olmayan gelip geçici olan her şey,..
Âkibet: Sonunda, en sonunda, ahirde,….
Ahlâk-ı hamîde: Cenab-ı Hakk’ın rızasına muvafık ahlâki haller, İslam’ın özünü yansıtan ahlaki haller, Hz Peyganber’in güzel ahlakından ilham olan güzel huylar,…insana Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazandıracak ahlaki haller,….
Hikmet Erbıyık 2
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 12:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!