kendi kendime senden kaçarım,
ya sana döner,yada gittiğim yeri sen yaparım.
kaç tane sen var ki kaç tane seni sevebilirim.
sonsuzlukta yakalayıveriyor ruhun,
yağan yağmur yol alırken bedeninde,
Geldi gitti,
içimdeki gizemi,
önce kalbim sonra aklım aldı,
umutlarım, yarım kalmışlıklar
yok oldu.
Dokunuşlarında kayboldum,
yürü ve dur
doğ ve öl
bak be gör
gece ve gündüz
evrenin kimyasını bul /rç 25.6.2014
çiçeğim;
çiçek olacaksın
her sabah koklanan
kokusuyla uyanan
uzak hayallerin
yakın gerçeği
Gönlüm yaz boz tahtası,
zulmü etme kimseye
çarşıyı pazar yaparım,
gönül kapımı
canim kimi isterse ona açarım,
yıkar yeniden yaparım.
Ölüm bize çok yakınken
cenneti burda görmekte var
melekler dolaşır baş üstünde
yaşamın dur dediği yer burada
kapı aralandıgı zaman
zamanın ne önemi var
görülmeyen minareler
duyulmayan ezanlar
hissedilmeden ramazan da
büyüyen çocuklar
dağlardır
dünyayı
dengede tutan
kendi içinde
unsurlar var
iyilikleri ve kötülükleri
sessizlik karanlık içinde,
umuda çağrı yapıyorum.
sessizliği yarıp geçiyorsun.
Dokunuyorum kalbime,
çığlık içinde bağırmak
istiyorum.
Kaderin üzerinde
kara bulutlar dolaşır,
kara talihin yazılırken.
Gören gözler görmez,sağ
duyu sahip olmaz o an.
Ayağını kaptırdın mı?




-
Elif Şahin
Tüm YorumlarHocam merhaba, şiirlerinize denk geldim ve beni cok derinden etkiledi. Nasıl olur da bu kadar içten duygularla yazılmış şiirler geri planda kalır. Eğer ki müsade ederseniz sizi görmek isterim size ulaşabileceğim bir mecra bulamadım umarım hayattasınızdır ve tanışma imkanım olur