Cennet gibi her yöresi,
Mustafakemalpaşa’nın.
Hoşgörüdür semeresi,
Mustafakemalpaşa’nın.
Pamuk gibi ak elleri,
çamurda misket oynarken
tasayı derdi tanımamışken
dünyayı yalnızca doğduğum yer sanırken
ilimden ilçemden haberim yokken
ilkokula başlarken
okulda öğretmenim döverken
Dert insanı uyutmuyor,
Gönül seni unutmuyor,
Teselliler avutmuyor,
Gittiğin o günden beri.
Şimdi diyorsun ki o bir meraktı,
Demek çok sevdiğin seni bıraktı,
Köprünün altından çok sular aktı,
Giderken sonunu düşünmeliydin,
Neler çektiğimi kimse bilemez,
Aramızda dağlar uzun yollar var
Gelemem sevdiğim bekleme beni
Heba olmuş nice nice yıllar var,
Gelemem sevdiğim bekleme beni
Ey ana babalar, ey yetişkinler,
Gençlerden şikayet edip durmayın;
Örnek olun biraz siz gelişkinler,
Gençlerden şikayet edip durmayın.
Bu işler parayla pulla olmuyor,
Kaşı yaydır baldan tatlı dilleri,
Yumuşacık pamuk gibi elleri,
Bir güler ki kıskandırır gülleri,
Hele bakın şu güzeller güzeli.
Cilvesi çok ceylan gibi salınır,
Açılıma davul zurnalar çaldın,
Millette sandı ki define buldun,
Dağın çakalını muhatap aldın
Gün gelir hesabı sorulur bence.
Günbegün artıyor soysuzda sayı,
Öperiz elini verirsen cevaz,
Kırk yıl köle olsak azdır yine az,
Hiç durmak bilmezsin ne kış ne de yaz,
Sen bizim her zaman baş tacımızsın.
Ata’nın ışığı parlar gözünde,
Kilitlenmiş kalmışım, hayali bir servete,
Tam on yedi saatte varıyorum gurbete;
Sabahleyin kardeşim beni erken kaldırdı,
Daha yola çıkmadan özlemlerim çıldırdı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!