Neden öyle bir elma düşmedi bizim de başımız,
Biri sana, biri bana, biri de Kamertay ‘a olmak üzere,
Neden biz böyle kalakaldık kupkuru kerevetlerde,
Neden ben alamadım senin gibi bir Padişah kızını
Veya sen, benim gibi bir karasevdalı Keloğlan ‘ı,
Neden bir tükenmeyen menziller düşmüş kervanlarıma,
Neden kum fırtınaları yağmış başıma, bir al elma yerine,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



