Suyu temizliyor ayakların /gerçek mi gerçek/
savaş pilotu exupery'nin
parmaklarının suya dokunuşudur
çoğalan ibrahimlerle
bir gelecek vakit habercisi
yeniden çizdi kenti
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Siz çok malumatfuruş olabilirsiniz. Ama şiir yazmak başka şey..
Siz çok malumatfuruş olabilirsiniz. Ama şiir yazmak başka şey..
Anlayamadığım şairlerden biri. Herhalde cahilliğimden olsa gerek. Araya sıkıştırırlar bir kaç absürt kelime bir yerlere mesaj olsun diye. Ama anlatılmak istene bumu dur anlşılmaz
eeee evet
Üstatların üstadı Nuri Pakdil'i hatırlamak ve bir mübarek gecede en güzel şiirlerinden birisi olan Rahmen'ı oukumak ne kadar güzeldi. Saygıdeğer üstada selam olsun, seçici kurula teşekkürler.
Siz sahete peygaberli zatlar..ben sahte prof.kılığına girmeyi aynen sizin düzeyinize inmişlik sayarım kendime.. ondandır ki ilgi alanım olmaz konularda muhattabına kaynak gösteririm evrensel boyutları…
Üstelik behey kara cahil..konu evrensel bir boyuttur… Şimdi siz kara cahil bir sahte prof.un hadi deyelim ki alanında uzman olan diğer prof.lar onun düzeyine inip cevap vermemeyi tercih ediyorsa bu ülkede, onun, yalancıdaşın olan Adnan hocanın, yalanlarına biz doğru mu diyelim..
Sizi sahte, yalancı..densiz ve ve sadece kendine müslüman ve bunu da sadece dünyalık yaşamda cebini doldurup deniz motorlarıyla hava atma adına yapan, siz yalancı kara cahiller sizi..Halktan kopuk..ilimden, bilimden nasibini almamış ve halkı kandırıp, duygusnu sadece kendinin cennetliği uğruna insanı kurban üstüne kurban ederek dini emicisi yalancı sizi……Sanma ki seni muhattap aldım kendime…. Adnan hocanın yalanını, belki yalan olduğundan binlerce haberi olamyanlara, evet onun yalanını bundan önceki yorumumda bir linki somut kaynak göstererek, çürütmeye odaklı bir cevap olduğunu, kafana iyi yaz..ve seni muhattap almayacağımı bunlarla da iyi bil.
'Yanıltan Işıklar' Rümuzlu vatandaş, pardon İngiltereli arkadaş! Kuyuya bir taş atıp kaçan meczup rolünü oynama! Ya kimsenin inancına, hele, hele müslümanın inancına saldırıp, hakaretler edip mü'minleri tahrik edip cevap hakkı doğmasına vesile olma! Ya da bildiğin bir şey varsa doğru düzgün ifade etmesini ve savlarını isbat etmesini öğren öyle konuş!
TV, de karşısına benim gibi bir muhatap çıkmamış mış(!) demek ki sen ya danışıklı döğüş yapmışsın ya da, gurbetler de işin ehli birine çatmamışsın? Haddini bilmeyenlerin haddini bildirirler sayın sör!
Arkadaşım teravihe gitti diye yokluğundan istifade onun şahsını bahane ederek dine ve dindarlara hakaret edeceksin, hakaret ettiğinin kardeşi ve o, dinin mensubu bunu sineye çekecek(!) vay efendim vay!
Bizler, yani müslümanlar yeryüzünde Allah(cc)ın halifeleriyiz! bunudamı bilmiyordunuz sayın ikinci salman rüştü? Elbette Hakkın mesajlarını önce nebiler, sonra onların varisleri olan veliler ve alimler insanlığa ulaştıracaklar. bu fakir de onlarda birisidir.
Herkese hayırlı geceler.
Mehmet Binboğa, sataşmayın...
Hak Sahini-Rumuzlu arkadas,
Bu siteyi, bir yere gitmeyecek boyle derin tartismalarla daha fazla mesgul etmeyecegim. Baskalari icin cevap verme curretkarligini gosteren biri eminim yeri gelince Allah`in yerine de konusur birgun.
Yiilardir bilimsel arastirmalari,bu konuda yazilmis makaleleri takip ederim,TV da bilimsel programlari kacirmam ama sizin kadar analitik ir zekaya sahip,bilimsel gercekleri hazmetmis birini daha gormedigimi itiraf etmek isterim. Suna eminimki degil benim hic kimsenin size ogretebilecek hicbir bilgisi olamaz onun icin ben kandiripta meshur olabilecegim baska bir ortam arayayim kedime ve senide koyularinla basbasa birakayim.
Sana kolay gelsin. Bosuna bu yoruma yanit yazarak vaktini harcama cunku yanitsiz kalacaktir.
Yahu! Gavurun profunun mesnetsiz savların ilim, bilim diye savunacağına kendi delilli, belgeli, İlmi verilerini ortaya koysana be adam! Elbette ki kimse;Ayranım ekşi demez. senin mihengin, mantığın, kıstasın, şakülün flan yokme kardeşim. Elin gavurunun masalını bana maval yapıp aktarcağına, ilimsel, bilimsel bir üsllupla,sıhhatli, doyuru sonuçlardan bahset! senin aklın gavur münkirlerin cebinde mi efendi?
Bu şiir ile ilgili 50 tane yorum bulunmakta