Merhaba, bir buket dostluk getirdim sana
Kırmızı yaldızlı, jelatinle sarılan
Renga renkmiş çiçekler, bir dokun sana
Sıyrılmış yaprakları sıradanlıktan
Uzatıyorum sana hadi kucakla sana
Hercai davranışlar sergilediğinde
Gönlün, gönlüme değmedi bir kere
Gözlerin, gözlerimi büyülediğinde
Gönlün,gönlüme değmedi bir kere
Kara perdeleri, gözlerine çektiğinde
Hoş geldin güzeller güzeli, sana
Ne getirdin diye sormuyorum
Gelişin ömrüme ömür verdi.
Ne ikram edeyim sana?
Ne alırsın?
Yeryüzündeki bütün
Bir kurşun sıkacağım
İçimdeki sana
Bir daha bende
Yaşamayacaksın
Tırnaklarımla kazacağım
Mezarını
Zamanın meçhule koştuğu gibi
Maviyle yeşilin kavuştuğu gibi
Saatler vuslatı çaldığı zaman
Böylede esmez ki sevda, yel gibi
Güneş ufuktan hiç doğmamış gibi
Kaç kez ittin uçurumlarından
Kaç kez yuvarlandım tepe taklak
Kaç kez kendim sardım yaralarımı
Kaç kez sildim kanayan göz yaşlarımı
Yığıldı dertten yükten katarım
Dört nala koşuyor ömür,
Hayatın sonuna geldik mi
Dersin.
Dön geriye,şöyle bir bak
Kederlerden emellere
Erdik mi dersin.
Kokun geldi burnuma
O anda geldin sandım
Dışarı da yağmur yağmış
Toprak yağmura kanmış
Burcu burcu kokusu
Sen sanıp ta aldatmış
Sevda var ki,bin kere yok, bir kere var gibi
Silsem olmuyor, silmesem olmuyor
Sol yanımda sızlar, acıdır yarası
Sevsem olmuyor, sevmesem olmuyor
Ölçüp, tartıyorum, ne istediğini bilmiyor
Üç hane köyden, bugüne geldiğini
Biliriz biz, tarih süsler geçmişini
Doya doya yaşar tüm mevsimlerini
Baharına, kışına kurban Karabük
Cüruf dökülünce, kızarır tan yeri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!