Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten O’dur, ulu Azîz,
Şimşeği size hem korku hem ümit olsun diye gösteren, bulutları var eden kederiz.
Allah dilediğine rızkı genişletir ve dilediğine daraltır bir ölçüyle,
Kâinat O'nun o şaşmaz nizamına bakar, boyun eğer o ulu hükmüyle.
Ve yüsebbihu-rra’du bihamdihi ve-lmelaeiketu min hîfetih! "Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler!"
E lâ bizikrillâhi tatmainnul kulûb! (Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur!)
Budur kâinatı titretirken kalbe en derin sükûneti veren o ulu ferman,
Kudret ölçüsüyle darlıkları genişliğe erdiren, kula selamet veren her an.
O, gökten bir su indirendir de vadiler kendi miktarınca o sel olup akar,
Kupkuru topraklar o kutlu suyla dirilir, bağlar ve bahçeler nura bakar.
Köpük uçup giderken insana fayda veren şey yeryüzünde çakılı kalır,
Ra'd'ın ulu nidasıyla uyanan her sine, o sönmez ve ebedi rızktan payını alır.
Gerçek dua ancak O’na yapılır, O’ndan başkasına yalvaranlar hüsrandadır,
Göklerde ve yerde kim varsa, gölgeleriyle beraber sabah akşam O’na secde kılmaktadır.
Senin ulu ve her şeyi kuşatan nizamından gelir, göklerden süzülüp bize ulaşan her lokma,
Bizi şüphelerin darlığına, kalbi Senin zikrinden mahrum kalanların karanlığına bırakma.
Gökleri titreten Sensin...
Kalplere itminan veren Sensin...
Bizi katındaki o en bereketli ve huzurlu rızıklarla ağırla Yâ Basît...
E lâ bizikrillâhi tatmainnul kulûb... Ya Allah...
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!