Önlük giymemiş, karne almamıştı, okumayı on beşinde sökmüştü
Otobüsle gelmişti, on beşte bir Salı gelir, birkaç saat kalırdı
Cinayet değildi, kaza değildi, hayır bunalımda da değildi
Perde asıyordu, başka niyeti yoktu, evde başkası da yoktu
Güneş içini ısıttı, camdan aşağı baktı, ağaçlar küçücüktü
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



