Her ailenin...
içine söylemeden gömdüğü bir hikâyesi vardır
bir susuş, bir kırık cümle
bir göz kaçırma anı sofralarda
Ve çoğu zaman
o hikâyenin içinde
bir evlat durur sessizce
adı anılmaz bazen
ama yokluğu da fark edilmez
varlığı ise hep bir yük gibi taşınır
Mesela benim gibi...
Mesela Asena gibi...
Ne yaparsam yapayım
eksik kalan bir şey olur hep
bir söz yarım anlaşılır
bir bakış yanlış okunur
İşte tam da burada
dilin sustuğu, kalbin konuştuğu yerde
içimde yankılanır eski bir ses
Her hânede pinhân nice râz olur
Sofrada susuş bir ince sâz olur
Bir evlâd-ı dil hep gamla nâz olur
Ben o söylenmeyen sözlerdenim ah
Elimi uzatsam
tutulmaz
susup geri çekilsem
“niye sustun?” diye sorulmaz
Kırgınlığım büyür içimde
ve kelimeler kendine eski bir yol bulur
Ne yapsam noksanım derler her zaman
Bir nazar eğrilir, kırılır lisan
Sükûtum anlaşılmaz, sözüm hep ziyan
Ben o anlaşılmayan izlerdenim ah
Bir odanın içinde büyüdüm
ama o oda hiçbir zaman benim olmadı
duvarlar tanıdı beni belki
ama insanlar hiç tanımadı
Yalnızlık derinleştikçe
mısralar eski bir dilden dökülür:
Hücrede büyüdüm bîkes u tenhâ
Duvarlar yâr idi, insanlar gümrâh
Tebessüm içimde kaldı hep siyah
Ben o karanlıkta közlerdenim ah
Kendi evimde
misafir gibi oturdum yıllarca
çayımı sessiz içtim
kahkahamı içime gömdüm
Sevgi bile ölçülü verildi bana
sanki fazlası ziyan olurmuş gibi
ve kalbim bunu böyle söyledi
Sevgi bile bana mikdârla geldi
Her iltifat ok gibi bağrım deldi
Bir tıfl-ı gam gönlüm sessiz inledi
Ben o duyulmayan nazlardanım ah
Koca dünyada
bir gölge gibi dolaştım
adım vardı
ama kimliğim yoktu
Ama zamanla öğrendim
insan en çok kendi içinde tamamlanır
ve içimden bir ses yükseldi yine
Ne eksik ne fazla, dert ehliyim ben
Gam ile yoğrulmuş sâd-âliyim ben
Kul Ortak nâmıyla bir feryâdım ben
Ben o hakikatten izlerdenim ah
Ve şimdi...
suskunluklarımı aşarak
kendi sesime varıyorum
Bir evlat olarak değil sadece
bir insan olarak varım artık
Ve ne kadar eksik saysalar da beni
ben tamamım kendi içimde
Çünkü her fazlalık sandıkları
aslında bir hikâyedir
duyulmayı bekleyen
Ve ben o hikâyeyim...
susmayan, susamayan
içinde yangın taşıyan
Bir gün anlayacaklar belki
ya da hiç anlamayacaklar
ama ben artık
kendime yetiyorum
Sessizliğin içinden yükselen
kırık ama dimdik bir sesle…
—Kul Ortak
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 26.04.2026 10:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!