Zülüfün bir akşam güneşi gibi düşerken yüzüne
Sesin gökyüzüne en güzel nidaları uçururken beyaz güvercinler gibi
Gözlerimin senden gayrısına bakması
Mümkün müdür sanırsın
Ey dilrûba-i perîzad
Bir nazarın değse gecenin en tenha yerine
Ay bile mahcup olur kendi ışığından
Bir tebessümün düşse gönlümün harap bahçesine
Bahar yeniden öğrenir çiçek açmayı
Ey gönlümü kendine meftun eden perîzad
Perçemin alnına düşerken usulca
Sanki gece yıldızlarını toplamış da
Bir tek senin yüzünde saklamış bütün ışığını
Ben hangi tarafa dönsem karşıma sen çıkarsın
Ey şive-i nâzınla gönlümü esir eden perîzad
Sen yürürken kaldırımların bile hâli değişir
Taşlar susar, rüzgâr durulur, akşam kendine çeki düzen verir
Bir zülüf telin omzuna değse gül kokusundan utanır
Bir kelime etsen gönlümde nice kapılar açılır
Ey mânasıyla ömrüme bahar getiren perîzad
Sen yeter ki gül, ben gecenin bütün karanlıklarını üstlenirim
Sen yeter ki bak, gözlerinin gayrısını görmez olurum
Bir kez adımı kendi sesinin içinde söyle
Ben o sesi bir ömür kalbimin en mahrem yerinde saklarım
Beni buradan anla
Ey dilrûba-i perîzad
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 03:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!