Perinur Olgun Şiirleri - Şair Perinur Olgun

Perinur Olgun

Balık avlardı erken kalkıp gece sabaha dönerken.
Ağını, zokasını hazırlardı geceden,
Çizmesini, çantasını, oltasını birbirine eklerken.
Tahta kapısını usulca kapatırdı
Özlemlere açardı erkenden.

Devamını Oku
Perinur Olgun

Gözleri sabaha gülerek bakar
Sevinçtir içinde pembeler yaşar
Zorluk mu kolaydır hepsini aşar
Geçmişten fısıltı, yüzler aşina
Sürmeli göz, cıvıldayan söz Bejna

Devamını Oku
Perinur Olgun

Dudağımda açmış gonca
Sarıl bana dola kollarını boynuma
Seril yatağıma boylu boyunca
İçkiler benden bu gece
Sözcükler hece hece
Gitmediğin kaldığın sürece

Devamını Oku
Perinur Olgun

Ben büyümedim annem
Bak saçımda taktığın kurdeleler,
Gözlüğüm yine cebimde..
Yakam pırıl prıl elimde çanta..
Sen büyüdüğüme bakma..

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sevdin mi beni diye merakla soruyorsun
Yar bildiğin şeyle beni neden yoruyorsun
Ben sevdim mi sevmedim mi varın söyleyin siz
Sesinde aşk var, ah yine aşkı koruyorsun

Sen de söylemişsin ya, yaptığım birazcık naz

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sormadan geldi gönlümün kapısına
Hani bir tıklatır insan
İçeri girebilir miyim diye sorar
Seni sevebilir miyim diye
Hadi sormadın
Geceler boyu uykunu bozabilir miyim demedin

Devamını Oku
Perinur Olgun

Yürekten bir şeyler koptu
Buz gibi her yerim..
Tenim yanarken böylesine..
Ayrılıklar çok yakın, sesi duyuldu
Amma da yaktı ha
Ormanlar bitti alevinden

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sevdim seni yumuşacığım.
Şiirlerinde çocuk olduğum
Uçurtmalar uçurduğum
Göklere birlikte güldüğüm
Sevgilerini topladım
Tek tek dizelerinde

Devamını Oku
Perinur Olgun

Ben seni sevdim dedim mi... sevmedim
Uğruna ölmedim hadi gel diye
Sabahlara kadar sızlamadı işte burası
Perdeler arkadaşım olmadı bana
Senin yüzünü duvarlara çizmedim
Ben seni hiç beklemedim.

Devamını Oku
Perinur Olgun

Uzaklarda denizin en tatlı yerinde bir martı varmış.. Çok mutluymuş.. Mutlu evi, mutlu kardeşleri, mutlu anne babası varmış.. O mutluluğu annesinde babasında öğrenmiş.. Çünkü onlar da mutlularmış.. Bizim martı şöyle babam gibi çok seven bir martı bulmalıyım derken uçtuğu bir yerden uzaklardan bir dağ başından bir kartal bulmuş.. Martının kartaldan başka hiç sevdiği olmamış.. İlk kartalla göz göze gelmiş kartal yaşlı mı yaşlı yoksul mu yoksul bir kartalmış..Martı olsuuun ben uçarı davranırım o benim yanlışlarımı söyler. demiş.. Kartal da onu çok sevmiş. Çünkü martı çok güzelmiş.. Onun iri yeşil gözlerine bakıp “”Bu benim hayatımın en şanslı tarafı. Bu benim şansıma nerden geldi? ''dermiş içinden..
Keşke bunu martıya söyleseymiş. Martı bir daha sevecek biraz daha bağlanacakmış kartala.. Martı kartalı hep bir baba gibi sevmiş, saymış.. Martı artık hiçbir şeyi özlemez olmuş.. Ne taşınalım denizlere gidelim diyormuş ne mutluluktan bahsediyormuş.. Ne zaman mutluluktan söz açsa “Ne yani şimdi sana aşk şiiri mi okuyacağım? ” dermiş bizim yaşlı kartal..
Oysa martı aşk şiirine bayılırmış.. Sonraları aşk şiirinden de vazgeçmiş martı.. Onun bu davranışını ihtiyarlığına vermiş.. Her ne kadar kartal martıyı küçümsese de martı kartala görünmez bir biçimde yardım ediyormuş.. Kartala her gün kaynaklardan bir yudum su getirerek ona hayatının devamını sağlıyormuş.. Ama kartal olanlardan habersiz 'Ne yani teşekkür mü edeceğim? Benim gibi bir kartal hı? '… dermiş..

Martı yıllar geçse de güzelliğinden hiçbir şey vermemiş.. Mavinin her tonu, sarının beyazın, pembenin, yeşilin her tonu tüylerinde varmış.. Sicim sicim mutluluk akarmış her yerinden.. Kartalın tüyleri solgunlaştıkça hırçınlaşmış..
Martının kendisi gibi güzel mi güzel bir yavru martısı olmuş.. Ama o da annesi gibi denizi özler dururmuş. Sonunda bir çare bulup en güzel denizlere uçmuş gitmiş..Oradan anne martıya 'Ohh iyi ki gittim' dermiş..

Devamını Oku