Köşe başları eski filmleri yaşar
Kumrular sabahı seslenir
Sevgi sunar gönüllere.
Kırılan kalpleri bir gülüş tamir edermiş
Söyle Ustam sizde de yapışmaz mı bu kalp?
Beyaz güvercinim gönlümü sundum
Gönlüme sevgini severek koydum
Yokluğun bitirir ölümden saydım
Hayat denen yolun biz var ucunda
Kollarına alsan gelsen bir kere
Gemiler kalkar birer birer
Işıkları parıltılı sahte sözler gibi
Yalnızsın limanda
Martılar yuvalarına sinmişler
Mutluluklar saklı düşler gibi
Sensiz anlarda yüreğim sıkılır,
Karalara bürünür gönlüm
Bir damlam senin rüzgarınla yıkanmazsa.
Saçların karışmazsa parmaklarında
Gözlerim yüreğindeki,
Sen geliyorsun ya bu şehre
Yeşerir tüm dallar
İşte güneş sensin
Açmış bahar
Sen gidersen bu park, bu orman
Çok özledim çok, gözlerim gözlerini nasıl arar
Yavru kuşum nerdesin gönül herkese seni sorar
Son sonbahar mı bu, kollarım sensiz boşluğu sarar
Dudağımın tadı, aşkımın adı unutamadım
Gecem gündüzüm iki gözüm, koşup gel güzel eşim
Kar tanesini onla tanıdım ben.
Meğer uçuşurmuş en ufak bir esintide bir o yana bir bu yana. Havada melekler bir üfürürmüş onları, uzaklara güvercinlerin yuvalarına giderlermiş üşüdüklerinde. Yapraklar sevinç açtıklarında tanıdım onu. Minicik ağzı minicik pembemsi dudakları vardı. Açtı kapattı güldü gülümsedi 'Merhaba 'dedi dünyaya. Siyah kıvırcık saçları vardı bukle bukle. Gözleri iriydi. İri zeytin tanesi gibi. Annesi okula getirmişti. O herkesi bırakıp benim yanıma gelmişti. Benim küçük arkadaşım olmuştu. Küçük hayranım. Benim gibi süslüydü. Ayakkabılarını seçerken annesini bayıltır, giysi satın alırken delirtirdi. Benim ellerime bakar, kırmızı ojelerimi çok severdi. Ona oje sürerdim, minik ellerini avucuma alırdım, karşıma oturturdum. Sürekli bana bir şeyler anlatırdı. Yaz gelmişti. Onun bayramıydı bizim seminerler.
Sabah en süslü eteğini giyer saçına taçlar, tokalar takar okula gelirdi. Annesi okulumuzun Rehber öğretmeniydi. İşini seviyordu, eşiyle birlikte bir seminerden bir seminere gidiyorlardı. İstanbul’daki seminere kendisi katılıyor oradan sertifika alıp Adana’daki seminere yazılıyorlardı. Saçını bile boyatmaya zamanı yoktu, bulamıyordu belki de bulmak istemiyordu. Onu sürekli uyarıyordum, kendine dikkat et, özen göster, bak akşam doktorlarla yemeğe gideceksin, kuaföre git diyordum. Bunların bazılarını dinliyor; bazılarını dinlemiyordu.
Berfin beş yaşındaydı bize ilk geldiğinde önüne bir sepet oyuncak koydum istediğini seçiyor, hayalinde çiftlikler yapıyor içine prensesler oturtuyor, yanına prensini alıyor, atına binip hayal şatosuna gidiyordu. Akşam olunca annesi “Hadi gidelim baban gelecek” dediğinde ağlamaya başladı ”Hayır ben burada kalacağım” diye. Güzel gözlerinden boncuk boncuk yaşlar döküyor, elini tutmuyordu annesinin. En sonunda gidip kendi deyimiyle “Yıldızlı pijamasını alıp tekrar bize gelme ve geceyi hatta tüm hayatını bizim evde kalma” sözüyle merdivenlerden indi.
Sen beni sevdin mi
Sen miydin seven ölürcesine
Gül gibi koklayan
Saatlerce bırakmayan kollarında
Beni uçuran göklere mutluluktan
Seni sevmemin nedeni vardı
Bahar açtırmıştın tenime
Göçmen kuşlar geldi en sıcak ülkelerine
Orada ne üşüme vardı ne titreme
Oysa en yakın dağların ardı kardı
Seni sevmemin nedeni vardı
Özlemle bakınca
Karanlık gecelere
Görmeden uzakları, uzaklara
Sanki istediğin ordadır.
Gönlün iyice sıkılır
İyice yumuşar,




-
Mehmet Asa
-
Adem Balkaç
-
Feramis Yıldız
Tüm YorumlarO Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra
ablama yazılan msj ları şimdi okudum galiba izmirli ve yurt dışında yaşıyo ama olsun şiirleri onun yüreğinin eseridir ve o. o temiz yüreğini saf ve duru yüreğini sımsıcak ortaya koyan gönlünde sevgi ve insaf olan bri selam başarı ve nice hayırlı güzelliklere hörmetler dua ve selam sunarım
CANIM ÖĞRETMENİM SİZİNLE YILLAR SONRA İNTERNET ORTAMINDA KARŞILAŞACAĞIM AKLIMIN UCUNDAN GEÇMEZDİ.SİZİ ÇOK ÖZLEDİM.ŞİİRLERİNİZİ ÇOK BEĞENDİM BİLMEM BENİ HATIRLADINIZMI ARSLANKÖY DEN FERAMİS YILDIZ.SİZE HAYATINIZDA BAŞARILAR DİLİYORUM.