Perinur Olgun Şiirleri - Şair Perinur Olgun

Perinur Olgun

Dudağım büküldü sen yok olunca
Mutlu ol bakalım ah ben ölünce
Sev başkasını sar, hep kolunca
Bil ki senden seven kol bulamadım

Gözümsün gülüşüm bil her şey sende

Devamını Oku
Perinur Olgun

Gözlerinde dünya, sözlerinde ben
Sözlerin çağırır gözlerin severken
Güneşsin ısıtan, her an tenime
Nursun sevmelere doyamadığım

Ömrümün devamı senle olsun

Devamını Oku
Perinur Olgun

Aramadın beni gelmedin yine,
İnsan sevdiğini sormaz mı böyle?
Hani sevecektin sözün benimle
Bu gece aradım, gülüm yoksun sen.

Bilsen üzülürüm, sormazsan beni,

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sensiz anlarda yüreğim sıkılır,
Karalara bürünür gönlüm
Bir damlam senin rüzgarınla yıkanmazsa.

Saçların karışmazsa parmaklarında
Gözlerim yüreğindeki,

Devamını Oku
Perinur Olgun

Çok özledim çok, gözlerim gözlerini nasıl arar
Yavru kuşum nerdesin gönül herkese seni sorar
Son sonbahar mı bu, kollarım sensiz boşluğu sarar
Dudağımın tadı, aşkımın adı unutamadım

Gecem gündüzüm iki gözüm, koşup gel güzel eşim

Devamını Oku
Perinur Olgun

Kar tanesini onla tanıdım ben.
Meğer uçuşurmuş en ufak bir esintide bir o yana bir bu yana. Havada melekler bir üfürürmüş onları, uzaklara güvercinlerin yuvalarına giderlermiş üşüdüklerinde. Yapraklar sevinç açtıklarında tanıdım onu. Minicik ağzı minicik pembemsi dudakları vardı. Açtı kapattı güldü gülümsedi 'Merhaba 'dedi dünyaya. Siyah kıvırcık saçları vardı bukle bukle. Gözleri iriydi. İri zeytin tanesi gibi. Annesi okula getirmişti. O herkesi bırakıp benim yanıma gelmişti. Benim küçük arkadaşım olmuştu. Küçük hayranım. Benim gibi süslüydü. Ayakkabılarını seçerken annesini bayıltır, giysi satın alırken delirtirdi. Benim ellerime bakar, kırmızı ojelerimi çok severdi. Ona oje sürerdim, minik ellerini avucuma alırdım, karşıma oturturdum. Sürekli bana bir şeyler anlatırdı. Yaz gelmişti. Onun bayramıydı bizim seminerler.

Sabah en süslü eteğini giyer saçına taçlar, tokalar takar okula gelirdi. Annesi okulumuzun Rehber öğretmeniydi. İşini seviyordu, eşiyle birlikte bir seminerden bir seminere gidiyorlardı. İstanbul’daki seminere kendisi katılıyor oradan sertifika alıp Adana’daki seminere yazılıyorlardı. Saçını bile boyatmaya zamanı yoktu, bulamıyordu belki de bulmak istemiyordu. Onu sürekli uyarıyordum, kendine dikkat et, özen göster, bak akşam doktorlarla yemeğe gideceksin, kuaföre git diyordum. Bunların bazılarını dinliyor; bazılarını dinlemiyordu.

Berfin beş yaşındaydı bize ilk geldiğinde önüne bir sepet oyuncak koydum istediğini seçiyor, hayalinde çiftlikler yapıyor içine prensesler oturtuyor, yanına prensini alıyor, atına binip hayal şatosuna gidiyordu. Akşam olunca annesi “Hadi gidelim baban gelecek” dediğinde ağlamaya başladı ”Hayır ben burada kalacağım” diye. Güzel gözlerinden boncuk boncuk yaşlar döküyor, elini tutmuyordu annesinin. En sonunda gidip kendi deyimiyle “Yıldızlı pijamasını alıp tekrar bize gelme ve geceyi hatta tüm hayatını bizim evde kalma” sözüyle merdivenlerden indi.

Devamını Oku
Perinur Olgun

Sen geliyorsun ya bu şehre
Yeşerir tüm dallar
İşte güneş sensin
Açmış bahar

Sen gidersen bu park, bu orman

Devamını Oku
Perinur Olgun

Tutmasın durdurmasın kimse beni
Çınlamasın kulağım deli deli
Gülmüyorum sen gittiğinden beri
Üşütür geceler yamacı beli
Kavurur teni esme Garbiyeli

Devamını Oku
Perinur Olgun

Dün gece aklıma sen geldin
Hiç de çıkmadın
Geceye şarkı söylüyordun
İnce bir sızıydı kalbime
Gitmemiştin sanki
Fısıldıyordun sevdiğini

Devamını Oku
Perinur Olgun

Durdurdum geceyi.
Sabaha dönmeyecek karanlık..
Nerdeysen hadi çabuk gel..
Yanızlığım doldurdu odamı.
Nefes alacak yer yok..
...Gel de odamın etekleri zil çalsın.

Devamını Oku