Sürünün bahtına kara düştü de,
Sözlerin doğrusu dilde kalmadı,
Sürünün bahtına kara düştü de,
Bekçiden ayrılan dostu bulmadı.
*
Meralar üstüne korku sindi de,
Kuzular vahşiye kucak açıyor,
Meralar üstüne korku sindi de,
Sahibi unutan dağa kaçıyor.
*
Gözlere simsiyah perde indi de,
Hainin sesini kaval sandılar,
Gözlere simsiyah perde indi de,
Canavar dişinde huzur buldular.
*
Havada zehirli rüzgar esti de,
Sadıklar haneden tek tek atıldı,
Havada zehirli rüzgar esti de,
Emniyet hisleri hiçe satıldı.
*
Zihinler bulanık fikre daldı da,
Yırtıcı postunu yorgan bildiler,
Zihinler bulanık fikre daldı da,
Celladın aşkına boyun eğdiler.
*
Otlaklar şaşırdı yönü şaştı da,
İhanet gömleği sırta dikildi,
Otlaklar şaşırdı yönü şaştı da,
Ağılın kapısı söküp atıldı.
*
Davarlar puslu bir yola saptı da,
Koruyan ellere kin beslediler,
Davarlar puslu bir yola saptı da,
Avcının izinde derman sezdiler.
*
Sonunda kanlı bir şafak söktü de,
Parçalanmış bahtsız gövde serildi,
Sonunda kanlı bir şafak söktü de,
Pençenin hükmüne kurban verildi.
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 10:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!