pazar günü sabahı, güneş yavaş doğar,
horoz bile gecikir, uykusu ağır ağır.
sokaklar esner durur, sessizlik dolaşır,
bir tek simitçinin sesi uzaktan çağırır.
çaydanlık kaynar ocakta, buharı bulut olur,
ekmek kokusu yayılır, evlere umut olur.
analar sofrayı kurar, babalar gazetede,
çocuklar düş kurar hala, yorganın içinde.
kimi geç kalkar, kimi erken uyanır,
kimi cami yoluna düşer, kimi yatağa dayanır.
mahalle yavaş yavaş kendine gelir,
kapılar açılır, gönüller serinler.
pazar demek dinlenmek, dertleri unutmak,
haftanın yorgunluğunu bir köşeye bırakmak.
kimi pazara gider, filesi kolunda,
kimi dost kapısına varır, selam yolunda.
tezgahlarda domates, biber, taze soğan,
satıcının dili döner, gönlü hep pazardan.
abla bak tazedir, yeni geldi dalından,
derken bir gülüş düşer, sabahın arasından.
çocuklar sokakta top koşturur neşe neşe,
toz kalkar ayaklardan, karışır güneşe.
yaşlılar bankta oturur, eski günleri anar,
bir ah çeker, bir gülümser, vakit sessizce akar.
öğle olur, tencere kaynar, ev mis gibi,
komşular kapı çalar, gelir biri biri.
bir tabak gider, bir tabak gelir,
paylaştıkça çoğalır, sofradaki sevinçler.
ikindi vakti çay demlenir, sohbet koyulaşır,
dertler anlatılır, içler yavaşça boşalır.
kimi aşktan söz eder, kimi yokluktan,
kimi kaderine razı, kimi hala inattan.
akşam olur, güneş iner dağların ardına,
serinlik çöker yavaşça evlerin içine.
televizyon açılır, çay tazelenir,
bir haftalık yorgunluk kalpten süzülür.
pazar günü böyledir, sade ve temiz,
ne süs ister ne gösteriş, ne de ödünç söz.
bir lokma ekmek, bir yudum çay yeter,
gönül doyar, insan biraz olsun rahata erer.
ve gece çöker sessizce şehrin üstüne,
yeni haftanın yükü düşer herkesin göğsüne.
ama pazar’dan kalan huzurla,
insan yeniden tutunur hayata usulca.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 20:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!