Hiç Bir Sebebim Olmadı Senin Gibi, Beni Allah'a Yaklaştıran.
Hiç Bir Sebebim Olmadı Senin Gibi, Beni Allah'tan Uzaklaştıran.
2 Eylül 2012 Pazar / saat: 17:20
..
Biz Ne Yapıyoruz Yaa? Neyin Tribindeyiz Derdindeyiz? Planlanmış Tasarlanmış Kaderimizin Figuranını Hüzünlü Sevinçli Vurdumduymazlık Suskunluk Olarak Rollerimizi Paylaşıyoruz Hayatta.. Nedir Bu Uğraş Nedir? Birileri Zengin Rolünde Birileri Fakir Rolünde.. Haftaya Pazar Buluşacağız Yazın Memlekete Gideceğim Kamilin Biride 2023den Bahseder.. Bu Kadar Kesin Konuşmalarınız da Gülünç.. Her Günümüz Aynı Monotonlaşmış Standartlanmış Bir Hayattan Ne Kadar Zevk Alabiliriz Ki? ... Boşverin Sinema Yapımcıları, Film Çekmekden Vazgeçin.. İnsanları Hayatları Film Olmuş..
Ahiretiniz Zaten Belli Cehennemliksiniz! Bari Dünyaya Geldik Sefasını Sürün.. Nerden Biliyorsun Cehennemlik Olduğumuzu Diye Abuk Subuk Soru da Sormayın..
Cennetlik Olsan Burda İşin Olmazdı ;)
..
Veda Güneşi,Acı Hayatın Damak Tadı,
Pazar Bulmacamın En Zor Sorusu
Neden Bu Kadar Gaddarsın Veya Neden Bu Kadar Lal Oluyor Yüreğim Seni Görünce..
..
Mutluluk pazarda satılsaydı
Pazar bizim evin yanındaydı
Kilo kilo satılsaydı
Para benim cüzdanımdaydı
..
Koca bir boşluk var içimde...
Yüreğimin üstünde koca bir gülle var sanki...
Titreyen dizlerimin altında sanki prangalı, gülleli, zincirli, bukağılı ağırlıklar var sanki...
Sallanan bir ruh var içimde, gülmek geliyor aklıma, güldürmek geliyor aklıma ellerim titriyor...
Aklımda neler yok ki zıpkınlanmış gibi oturduğum koltuğumda...
Senden hiç bahsetmek istemiyorum içimdeki ürkek çocuğa...
..
hediye,bir çocuğun elindeki güller
annesine,günlerden pazar
annelerin günüymüş bugün..
anneler bugün hep güler
çocuğunun yüzüne...
dalıyorum.en son ne zaman diye
..
Surların aşıp gönül şehrime,
Cemaline kurban hoş sefa geldin.
Gönülde kurulu pazar yerine,
Sevgili cananım hoş sefa geldin,
Sergi açmış gibi gönül şeheri,
Şükürler, sevdiğim olmuş müşteri,
..
Her mevsimin kendine has güzellikleri var. Hele bir yılda dört mevsimi yaşamak her ülkeye nasip olmayan bir nimettir. Efendim başlığa bakıp ta yaz mevsimini sevmediğimi sakın düşünmeyiniz. Büyüklerimiz sıcaklıkla, zenginlikten zarar gelmez demişler.Bu yüzden bende yaz mevsimini kış mevsiminden daha çok severim.Çünkü yaz mevsiminde yakıt parası olmaz.Pazar masrafı daha azdır.Çocukların eğitim masrafı yoktur.Bu nedenle ailenin geçim yükü sırtında olanlar için yaz aylarında biraz soluklanma, rahatlama vardır.Romatizma ağrılarında inine çekilmesi işin cabası. Bu haliyle nasıl sevilmez ki mübarek. İşin diğer bir yönü var ki esas rahatsızlığımız bu yüzden. Havaların sıcak olmasına şehir hayatının getirdiği bir takım olumsuzluklarda eklenince sinirler iyice gerilir.’’ Öfke gelir göz karatır, öfke gider yüz kızartır’’ hesabı İnsanlar eften, püften diye tabir edilen küçük şeylerden bile rahatsızlık duyar. Karşınındakinin kalbini incitiverir. Hatta işi bazen daha da büyütür…
Efendim, eviniz merkezi cadde üzerinde olup; hafta sonu 10-15 tane sünnet, düğün konvoyu geçiyorsa veya evinizin yakınında bir kaç tane düğün varsa ve bunlarda da davul, zurna veya diğer çalgı aletleri cuma akşamından başlayıp, Pazar akşamına kadar üç gün çalınacaksa ve siz de rahatsızlığınızdan dolayı sese, gürültüye duyarlıysanız Allah kolaylık versin. Ben davulun sesini seven ve birazda duygusal çalınırsa hemen ağlayabilen birisiyim. Eğer bende çevrede düğün olacakmış ve davul zurna varmış diye duyunca ‘eyvah ne yapacağız bu hafta, köyümüz yakın değil ki köye gitsek, bağ evimiz yok ki orada kalsak’ diye düşünüyorsam bunun irdelenmesi lazım. Dedim ya çocukluktan beri seviyordum diye…
Havalar çok sıcak; evinizde klima yoksa kapıyı pencereyi açmak zorunda kalıyorsunuz.Eğer bu arada da çevrenizde düğün varsa ve sabah 09.00 ‘dan itibaren kontrolsüz olarak yüksek ses gelmeye başlamışsa, sesten rahatsız olmamak için hemen kapıyı pencereyi soğuğa karşı kapatır gibi iyice kapatıyorsunuz.Tatili değerlendirmek adına sınava hazırlanan çocuklarınız varsa, çalışma düzenleri bozuluyor.Bazen de sınav yükü stresinin de eklenmesiyle bu kadar da neymiş, yeter artık deyip defteri, kitabı fırlatıyor ve Off….. be! Adama ders çalıştırmıyorlar diyor.
Bilhassa hastaysanız, başınız ağrıyorsa veya migren türü bir rahatsızlığınız varda, sese gürültüye karşı aşırı duyarlıysanız tabiri caizse canınızdan beziyorsunuz… Biraz sonra da içerde sıcaktan bunalıp, kapıları pencereleri mecburen açmak zorunda kalıyorsunuz. Ve inşallah haftaya bu kadar rahatsız edecek düğün olmaz diyorsunuz. Köyde yaşarken düğünler davullu- zurnalı olsun diye arzularken, şehir hayatının yoğun stresi içerisinde bu temennimiz tamamen ters istikamete dönüştü desek yalan söylemiş olmayız. Çünkü bu fikrimi destekleyen onlarca tanıdık var.
..
Gökyüzü gülümsüyor,
Mevsim bahar
Üstelik günlerden pazar!
İstanbul bir düğün telaşında
Başında kavak yelleri,
Aşk sarhoşu Boğaz.
İstanbul mutlu,
..
Adımı adının yanına yazdım
Göster cemalini bir nazar eyle
Sensiz bu dünyadan usandım bezdim
Alda şu canımı sat pazar eyle
Sensiz hayat bana kara zindandır
Her günüm her gecem ömre ziyandır
..
GÜL
Yetmiş iki milletin, hoşgörüde dili ol
Zakkum çiçeği değil, bahçelerin gülü ol
PAZAR-MEZAR
..
Bir Pazar öğleden sonrası
Aradın beni
Sevindim
Kelimeler çoğaldıkça çoğaldı ben de
Seviyorum diyemedim
Beni bir daha arama derken
..
Dilin kemiği yok yap gıybetimi
Beni üç kuruşa sat pazar pazar
Zaten bileceğin yok kıymetimi
Beni sensizliğe at azar azar
Seni işlemiştim canda özüme
Başka ismi yasak ettim sözüme
..
Dilin kemiği yok yap gıybetimi
Beni üç kuruşa sat pazar Pazar
Ömrüne katkımı ve kıymetimi
Dün bilmedin bu gün bilsen ne yazar
Seni işlemiştim canda özüme
Başka ismi yasak ettim sözüme
..
Pazar sabahı seni kahvaltıya çağırsam
Gelirken iki simit alırmısın sevgilim
Bende sofrayı kurup çayı demleyeceğim
Pazar gecesi bende kalırmısın sevgilim
Bir romantik film alıp salonda seyrederiz
Acıkınca dışardan hazır yemek söyleriz
..
Öyle yıllar öncesi sıradan bir gün. Bir pazar günü Ankara'nın Yenimahalle semt pazarına gitmişiz. Bir saat kadar pazarda alış verişimizi yaptık, daha sonra elimizde ki malzemeleri o zaman ki arabamızın bagajına yerleştirip arabayı hareket ettirdik. Tam ana yola çıkarken önümüzden yıldırım hızıyla bir motosikletli geçti ki az kalsın çarpışıyorduk. Ramak kalmıştı sizin anlayacağınız. Ben yola çıkınca o da az önümde, motorun arkasında da bir kişi yani iki kişiler. Neresinden çıkardıysa kocaman bir bıçak çıkardı ve gösterdi bıçağı. Hani cart curt edersen seni gıdım gıdım doğrarım mı demek istiyordu neydi? Ben oralı olmayınca gazlayıp gittiler. Yanımda hanım, çocuklar. Kafaya takmış da peşlerine takılmış olsam belki de bu gün hani ...ok yoluna gitti Niyazi durumları da olabilirdi...
Bir gün Eskişehir yolunda kırmızı ışıkta durmuşum. Yanıma gayet lüks bir araba yanaştı. İçinde gayet yakışıklı iki tane delikanlı. Direksiyonda oturan gayet sakin camı açtı. Bana bakıyor bir anda göz göze geldik. Döndü bana ''Amca gel istersen anahtarına kapışalım mı?'' Allah Allah bana mı diyor bu velet hem Amca hem de kapışalım lafını? Baktım kırmızı ışıkta da bizden başka kimse yok. Ne desem ki şimdi ben buna? Baktım adamın arabası son model BMV benim araba ise orta direk arabası da sayılır yani Opel Astra... Biraz dalga geçsem şunlarla. Yok, yok dalgada geçmemeliyim. Adamlar iki kişi şimdi arabadan iner bana saldırır maldırırlar. Neme lazım. Döndüm gence ''Sen bu anahtara benim ne kadar zor sahip olduğu mu biliyor musun?'' dedim. Adamlar yeşil ışık yanınca bir topukladılar ki onların egzoz dumanından neredeyse benim araba kaybolacaktı... Bunun ile küçük abdest yarıştırsam, yarıştırmaya girsem kesin hayattan kopmuş, ahretin yolunu tutmuştum...
Geçmiş zamanın birinde, Kızılay da bir pazar günü arabamı park edip dolaşacağım. Tam kapıları kilitledim hemen yanıma ağzı leş gibi kokan, kafa tamamen dünyadan kopmuş pejmürde kılıklı bir adam yaklaştı. ''Ağabey arabana biz bakarız sen hiç merak etme.'' Ne yapabilirsiniz böyle bir durumda? Ya defol git almayayım ayağımın altına seni deyip o adam ile çatışmakta var. Ya da eline üç beş kuruş sıkıştıracaksınız. Onu yapmazsanız, arabayı bırakıp gittiğinizde her tarafı çizilmiş de bulabilirsiniz arabanızı, beş yüz lirada sonra boyatmaya verirsiniz. Görünen köy kılavuz istemez, adam sarhoş, verdiğiniz parayla yine içecek belli ki... Bıçağı çekip niye bana para vermedin diye sizi yaralayabilir, öldürebilir de... ''Eyvallah ağabeyim al sana beş lira iyi bak arabaya.'' Sen bakmazsan zaten arabanın hali harap yani...
..
Kendimi bildim bileli hemen her hafta Pazar günü TRT kanalında kovboy filmini izlerim.
Bir gün 9 yaşında olan kızım, Baba dedi bildiğim kadarıyla sen Amerikalıları sevmesin.
Doğru dedim,
Peki madem ki sevmesinde niçin her Pazar günü kovboy filmini izlersin.
O gün çok ama çok etkilenmiştim bu küçük kızın sözüne ve mahcup olmamak için hemen toparlandım ve dedim ki, izliyorum çünkü bir zamanlar çok güçlü olanlar gelecek zaman içerisinde güçsüzler karşısında esas duruşta duracakları için şimdiden o gün ki onursuz davranışlarını bugünden yüzlerine bir kara leke gibi vurulsun diye izliyorum.
Ve o günlerde kızımla yaptığım söyleyiş sanki bugünlerin habercisiymiş gibi, bir zamanlar siyah ve hor görülen ama onurlu insan olarak Barak OBAMA gibi sabır ve cesaret sahibi o onurlu insanlar.
Bir zamanlar Amerikalılar tarafından siyah beyaz ayrımı yapılarak çoğunu katlettiler.
..
Sevgili Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Sevgili okurlarım, “Anneler Günü” her yılın Mayıs ayının ikinci pazar günü olarak kutlamaktayız. Bizleri hayata doludizgin yetiştiren sevgili annemizdir.
Bir atasözümüzde şöyle der: “Annesiz yar, vatansız diyar olmaz.” Demek ki; anne vatana eş değerdedir.
Dünyamızda milyarlarca ana, bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılacaklarını düşünmekteyim.
Anneler Gününün kısa bir tarihçesini anımsatarak yazıma devam etmek istiyorum. 1955 yılından bu yana, bizde ülkemizde anneler günü kutlamaktayız. Annemize layık olmak itibariyle, onların gönüllerini almaya çalışmaktayız. Hakkın rahmetine kavuşanların da, mezarı anmayı unutmamak tayız. Hakkın rahmetine kavuşanlar da nur içinde uyusunlar.
Bir husus daha var ki, “Anneler Günün” anlam ve değerini genele yaymak için uğraşısını veren “Türk Kadınlar Birliği ” Her yıl, her türlü fedakârlık içinde olan annelerden birini, yılın annesi seçmesi takdire şayandır.
..
Avrat pazarı, uzay
Güzelavrat otu.
Cariyelerin satıldığı pazar.
Kadınların öteberi sattıkları
Pazar yeri.
Edep yeri,
Ut yeri.
..
Gözlerin ah senin mercan gözlerin
Seher yeli gibi eser gözlerin
Gök yüzünde yağmur bulu misali
Sanki bir şişektir çakar gözlerin.
Gözlerin baktıkça bağlıyor beni
Sol yanımda yaram dağlıyor beni
..



