Sıvası dökülmüş, yorgun duvarda
Tek başına kalmış, o paslı çivi
Yükünü indirmiş, amma efkârda
Maziyi sırtlamış, o paslı çivi.
Eskiden üstünde, takvim dururdu
Yapraklar düştükçe, zaman vururdu
Belki bir resimdi, hayal kururdu
Gölgeye sarılmış, o paslı çivi.
Ne asan el kaldı, ne bakan bir göz
Tükendi hanede, söylenecek söz
Demiri eritti, içindeki köz
Boşluğa bakıyor, o paslı çivi.
Köşektaş halini, görüp de yazar
Susmuş hatıralar, sanki bir mezar
Yalnızlık bu ise, kim kime kızar?
Evi bekliyor bak, o paslı çivi.
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 18:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!