Arpayı, buğdayı un yaptın bize
Emeklerin çoktur, ne hacet söze
Bu kadar sırların, kalmıştır gize
Hali ahvalini soran olmamış.
Ahenkle dönerdin bahar selinde
Ocağın harlardı, poyraz yelinde
Şimdi garip kalmış kendi halinde
Perişan halini gören olmamış.
Tahrip olmuş bendin, bozulmuş arkın
Kurumuş suların, dönmüyor çarkın
Viraneye dönmüş, ocağın barkın
Yoluna bir kazma vuran olmamış.
Pervanen dağılmış, kırılmış taşın
Oluğun çürümüş, dağılmış başın
Milada dayanır, bilinmez yaşın
Gayrı kıymetini, bilen olmamış.
Hep aynı yöne döndün kıvırmadın
Bu sağdan, bu soldan hiç ayırmadın
Hısım-akraba deyip kayırmadın
Figan-feryadını duyan olmamış.
Çakıroğlu yazdı, destan eyledi
Oturdu başın da, çaldı söyledi
Gözünden yaşları döktü ağladı
Emanete değer, veren olmamış...
------------------------------------------
Vezir PEHLEVAN 24-Haziran-2008
Kayıt Tarihi : 25.06.2023 15:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
2008 yılında memleketi ziyarete gittim. Yaylayı, kışlayı seyran eyledim. Ata-Dedemden yadigâr Değirmeni bir göreyim dedim. Keşke görmez olsaydım. Perişan halini yukarıda destan eyledim...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!