hasır şapkanın altında mürdüm üzüm demetleri
gemisi alabora olmuş bir Poseidon gibiyiz usulca
ovaladık denizin mor köpüklerini.
duvarlarımı yık ve bak bana
bu bir kibritle alev alan ahşap evler
pembeleri solmuş dantel bir elbise bu
seyrini tamamlamış bir endokard ve patojenler,
trombuslar
suya uzanan çöl zürafaları ve savanlar
paslanmış tokalar, Theophrastus esansları
ışıklar, göz kamaştırıcı.
mevsimler bir şelalenin akmaya direndiği,
balkonumuzu saran al sardunyalar ve dualar,
Allah’a emanet etmeler
babanın dönüşünü yolda beklemeler.
duvarlarımı yık ve bak bana!
sıcak aralıklar, saklambaç çocukları,
ekmek kırıntıları, adale yırtıkları
ütülü, nakışlı bir namazlık
buğulu, gölgeden bir üzerlik.
bilmem, kaç elma düşecek bu şiirden?
duvarlarımı yık ve bak bana
sanki arafın engebeli eteğinden!
Kayıt Tarihi : 19.04.2026 13:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Teşekkür ederim canım
beğeni ile okudum
dilinize sağlık
TÜM YORUMLAR (2)