Başım dik, alnım ak; Erzurum gibiyim,
Dışım kış kıyamet, içimde bin bahar.
Bir Dadaş kızıyım, sevdim mi tam severim,
Öyle her rüzgâra eğilmez bu vakur başlar
Elimde bir Oltu tesbihi, kara kehribar,
Her bir tanesinde adını "subhan" gibi çekerim.
Sabrı nakşettim imamesine, tane tane yar,
Seni dualarımın içine, can diye eklerim.
Gönlüm Çifte Minareli Medrese kadar derin,
Sevdam, Tortum Şelalesi gibi coşkun ve berrak.
Erzurum’un o mert, o bükülmez sinesinde,
Senin adındır sönmeyen tek bir meşale, tek bir ocak.
Bana "Can" de ki, buz tutmuş sular çözülsün,
Laleler açsın Yakutiye’nin o nakışlı taşında.
Bir ömür sürsün bu aşk, kadim bir türkü gibi,
Göz göze gelelim hayatın her dik yokuşunda.
Zemheride bile üşümez elini tutan ellerim,
Çünkü bizde sevda, namus gibi baş tacıdır.
Bir Dadaş kızı söz verdi mi, geri dönmez,
Seninle geçen her an, ömrümün baş ilacıdır.
Seni severken Erzurum’un asil ruhu
Ve Oltu taşının sabrı gibiyim.
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 15:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!