O, bir gölge krallığıdır. Altında yüzyılların yavaşlığı birikir. Gövdesi, acele etmenin anlamsızlığını, sabrın ise somut bir zafer olduğunu kanıtlayan, çatlaklarla yazılmış bir tarihçe. Her kıvrımı, unutulmuş bir fırtınanın, savuşturulmuş bir kuraklığın izidir. Meşe, zamanı değil, direnci ölçen bir saat kulesidir.
Palamut, küçücük bir gelecek vaadinin en ağır, en yoğun hali. Elinde tuttuğun o sert ve cilalı minyatür, yüzlerce yıllık bir sessiz gücün şifresidir. Bir tohumdan daha fazlası; bir mirasın, bir ormanın başlangıç noktası. Yere düştüğünde çıkardığı tok ses, bir eylemin değil, bir zorunluluğun fısıltısıdır.
Dalları, gökyüzüne uzatılmış, yavaşça ve kararlılıkla şekillenmiş arzuların kemikli haritasıdır. Onun heybeti, gösterişten değil, köklülükten gelir. Meşe, hem başlangıç hem de son olmayı aynı anda içinde barındıran, kendini hiç tanımlamadan her şeyi tanımlayan o ulu, sessiz otoritedir.
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta